BUBBLE TEA VE SİYAH ÇAYIN FARKLI KOMPOZİT REZİNLERİN RENK STABİLİTESİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ

Vasfiye ISIK, Zeynep Hale KELES, Rana TURUNC, Soner SISMANOGLU

Anadolu Kliniği Tıp Bilimleri Dergisi - 2026;31(2):330-339

Department of Endodontics, Faculty of Dentistry, Istanbul University-Cerrahpaşa

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, bubble tea ve siyah çayın farklı kompozit rezinlerin renk stabilitesi üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Yöntemler: Enamel Plus HRi (HRi), Filtek Universal Restorative (FU) ve G-ænial Anterior (GC) kompozit rezinlerinden disk şeklinde (6 x 2 mm) örnekler hazırlanmıştır (n = 90). Başlangıç renk ölçümleri bir spektrofotometre kullanılarak yapılmıştır Her kompozit grubu bubble tea, siyah çay ve kontrol grubu olarak distile suda bekletilmek üzere rastgele üç alt gruba ayrılmıştır (n = 10). Renk ölçümleri, bekletme öncesinde (t0), 24 saat sonra (t1) ve 28 gün sonra (t2) spektrofotometre kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Renk değişimi (DeltaE00) değerleri CIEDE2000 renk farkı formülü kullanılarak hesaplanmış ve %50/50 algılanabilirlik ile kabul edilebilirlik eşiklerine gore değerlendirilmiştir. Veriler two-way ANOVA ve Tukey HSD testleri kullanılarak analiz edilmiştir (p < 0,05). Bulgular: Bubble tea ve siyah çay, tüm kompozit materyallerde hem 24 saat hem de 28 günlük değerlendirme sürelerinde kabul edilebilirlik eşiğinin üzerinde renk değişimine neden olmuştur. Tüm kompozitlerde DeltaE00 değerleri zamanla anlamlı şekilde artmıştır (p < 0,001). 24 saatlik bekleme periyodunda kompozitlerin DeltaE00 arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir (p > 0,05). 28 gün sonunda siyah çayda bekletilen ornekler arasında FU'nun DeltaE00 değeri, GC ve HRi'ye kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p < 0,05). Ayrıca, bubble tea icinde 28 gun bekletilen HRi örneklerinin DeltaE00 değerleri, FU ve GC'ye gore anlamlı düzeyde daha duşük olarak saptanmıştır (p < 0,05). Sonuç: Bubble tea ve siyah çay, incelenen kompozit rezinlerde klinik olarak kabul edilemez düzeyde renklenmeye yol açmıştır. Solüsyonlarda bekletme süresinin uzaması, tüm materyallerde renk değişimi artırmıştır. Kısa süreli bekletmelerde materyaller arasında fark gözlenmezken, uzun süreli maruziyet sonucu meydana gelen renk değişimi kullanılan kompozit türüne ve bekletme ortamına bağlı olarak farklılık göstermiştir.