SEMİH BAŞCI, HİKMETTULLAH BATGİ, SİNEM NAMDAROĞLU
Hitit Medical Journal - 2025;7(2):273-279
Amaç: Otolog hematopoetik kök hücre nakli (OKHN), hematolojik maligniteler ve immün bozukluklar için önemli bir tedavi yöntemidir. CD34+ hematopoetik kök hücrelerin (HKH) kriyoprezervasyonu, nakil başarısını sağlamak için kritik bir adımdır. Dimetil sülfoksit (DMSO), yaygın olarak kullanılan bir kriyoprotektandır ancak infüzyona bağlı toksisiteler oluşturabilir. CryoFit® DMSO, hücre canlılığını artırmayı ve olumsuz etkileri azaltmayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, DMSO ile kriyoprezervasyonun OKHN’de etkinliğini ve güvenliğini değerlendirmektedir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, tek merkezli retrospektif bir analiz olup daha önceden CryoFit® DMSO ile kriyoprezervasyon yapılmış kök hücrelerden OKHN olan 80 hasta dahil edildi. Kök hücre mobilizasyonu, granülosit koloni stimüle edici faktör (G-CSF) ± kemoterapi ve gerekli durumlarda plerixafor kullanılarak gerçekleştirilmiştir. CD34+ hücreleri kriyoprezervasyondan önce akış sitometrisi ile sayıldı. Nakil sonrası kök hücre yamanması (engraftment), transfüzyon ihtiyacı ve infüzyona bağlı yan etkiler değerlendirildi. Veri analizi SPSS 26.0 yazılımı ile yapıldı. Bulgular: Hastaların medyan yaşı 58.5 (aralık: 19-75), ve kohortun %53,8’i kadındı. En yaygın tanı multipl miyelomdu (%57,5). Toplanan CD34+ hücrelerin medyan miktarı 5.8 x 106/kg (aralık: 3.2-14) idi. Çözündürme sonrası hücre canlılığı %98 (aralık: %90-99.5) olarak bulundu. Nötrofil ve trombosit engraftmanı sırasıyla medyan 13 ve 17 gün olarak izlendi. Medyan hastanede kalış süresi 24 gün (aralık: 15-60) idi. Hastaların %26,3’ünde infüzyona bağlı yan etkiler gözlendi, en yaygın olanı bulantı/kusmaydı (%15) ve tüm yan etkiler yönetilebilir düzeydeydi. Sonuç: CryoFit® DMSO, CD34+ HKH’ların çözündürme sonrası yüksek canlılık oranları ile etkin bir şekilde korunmasını sağlamıştır. Hafif infüzyona bağlı toksisiteler gözlemlenmiş ancak geçici olmuştur. Bu sonuçlar, CryoFit® DMSO’nun OKHN’de kullanımını desteklemektedir. Kriyoprezervasyon protokollerini optimize etmek için çok merkezli ileri çalışmalar gereklidir.