CERRAHİ DENEYİMİN GÖMÜLÜ MANDİBULAR ÜÇÜNCÜ MOLAR DİŞLER İLE İNFERİOR ALVEOLAR KANAL ARASINDAKİ İLİŞKİNİN PANORAMİK RADYOGRAFİK DEĞERLENDİRMESİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: KIBT TABANLI BİR GÖZLEMCİ ÇALIŞMASI

Gaye PAMUKÇU, Selahaddin BAŞYILDIZ, Gaye Sezin ÖNAL

EurAsian Journal of Oral and Maxillofacial Surgery - 2026;5(3):106-113

Independent Researcher, Istanbul, Türkiye

 

Amaç: Farklı cerrahi deneyim düzeylerine sahip ağız, diş ve çene cerrahisi klinisyenlerinin gömülü mandibular üçüncü molar dişler ile inferior alveolar kanal (İAK) arasındaki ilişkiyi panoramik radyografilerde değerlendirmedeki tanısal doğruluğunu, konik ışınlı bilgisayarlı tomografiyi (KIBT) referans standart olarak kullanarak incelemektir. Yöntem: Bu kesitsel gözlemci performans çalışmasında 88 klinisyen (46 kıdemsiz asistan, 22 kıdemli asistan ve 20 uzman cerrah), gömülü mandibular üçüncü molarlara ait anonimleştirilmiş 10 panoramik radyografiyi değerlendirdi. Kök-İAK ilişkisi var, yok veya emin değil şeklinde sınıflandırıldı. İlgili olguların KIBT görüntüleri iki deneyimli ağız, diş ve çene cerrahı tarafından bağımsız olarak değerlendirildi ve referans standart olarak kullanıldı. Tanısal performans deneyim grupları arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Katılımcılar 10 olgunun ortalama 5,11 +/- 1,56'sını doğru sınıflandırdı. Ortalama doğru yanıt sayısı kıdemsiz asistanlarda 4,91 +/- 1,63, kıdemli asistanlarda 5,60 +/- 1,19 ve uzman cerrahlarda 5,21 +/- 1,67 idi; gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı (p=0,289). Olgulara göre tanısal doğruluk %20,5 ile %83,0 arasında değişti. Sonuç: Panoramik radyografilerin değerlendirilmesinde farklı deneyim düzeylerindeki klinisyenlerin tanısal performansı benzerdi. Olgular arasındaki belirgin doğruluk farklılığı, radyografik özelliklerin yorumlamayı klinik deneyimden daha fazla etkileyebileceğini düşündürmektedir. Panoramik radyografi ilk değerlendirme yöntemi olarak kullanılabilir; KIBT ise bulguların belirsiz olduğu veya yüksek riskli kök-kanal ilişkisi düşünülen olgularda seçici olarak tercih edilmelidir.