MUHSİN BALABAN, RAHİM HORUZ, OKTAY AKÇA, SELAMİ ALBAYRAK
The New Journal of Urology - 2014;9(1):12-16
Amaç: Malignite şüphesiyle cerrahi olarak tedavi edilen böbrek kitlelerinin patolojik değerlendirmesini yaparak serimizdeki benign lezyonların sıklığını ve uygulanan tedavi yöntemlerini tespit etmek. Gereç ve Yöntemler : Şubat 2005 ile Aralık 2010 arasında malignite şüphesi nedeniyle ameliyat edilen 188 böbrek kitleli hastanın (120 erkek,68 kadın hasta) kayıtları retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Toplam 188 hastanın 178’inin kayıt bilgileri eksiksizdi. Bu hastalardan 142’sine radikal nefrektomi (% 79), 28’ine nefron koruyucu cerrahi (%15), 4’üne sadece böbrek biyopsisi (%3) ve 4’üne de nefroüreterektomi (%3) yapıldı. 178 tümörün 66’sının (37%) tanısı insidental olarak konuldu. İnsidental saptanan kitlelerin 43’ünün (%66) boyutu 7 cm’den küçüktü. Patolojik değerlendirmede 156 (%88) hastada malignite saptanırken, 22 (%12) hastada benign patolojiler bulundu. Benign kitleler sırasıyla onkositom (n=11), anjiomiyolipom (n=6), kistik nefroma (n=2), ksantogranülomatöz pyelonefrit (n=2) ve metanefrik adenom (n=1) idi. 7’cm den küçük 91 böbrek kitlesinin 22’sinde (%24) benign patoloji saptandı. Benign kitlelerin hiçbiri 7 cm’den büyük değildi. Sonuç: Preoperatif malign olarak şüphe edilen kitleler, radyolojik görüntüleme yöntemlerindeki teknolojik gelişmelere rağmen, benign çıkabilmektedir. İnsidental olarak saptanan ve boyutu 7 cm’den küçük olan böbrek kitlelerinde nefron koruyucu cerrahi ön planda tutulmalıdır.