GÖNÜL GÜVENÇ, CEREN KIZMAZOĞLU
Developments and Experiments in Health and Medicine - 2019;33(1):69-81
Amaç: Hipokampal sklerozlu dirençli temporal epilepsili, standart temporal lobektomi uygulanmış olgularda histopatolojik neokortikal patoloji varlığının lateralizasyon ve cerrahi nöbetsizliğe etkisini retrospektif olarak araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Kliniğimizde 2008-2016 yılları arasında epilepsi cerrahisi uygulanmış olgular arasından dirençli temporal lob epilepsili, radyolojik ve histopatolojik olarak hipokampal sklerozlu 18 olgu çalışmaya dahil edilmiştir. Bulgular: On üç olguya (%72, 2) sağ, 5 olguya (% 27, 8) sol taraf amigdalohipokampektomi + anterior temporal lobektomi prosedürü uygulandı. On bir olguda (%61, 1) neokortikal patoloji histopatolojik olarak tespit edilmiş, 7 olgu (%38, 9) ise normal bulunmuştur. Neokortikal patolojinin 6’sı (%33, 3) mikrodisgenezi, 5’i (%27, 8) kortikal displazi idi. Neokortikal patoloji varlığının normal olan olgulara göre preoperatif incelemelerin lateralizasyona etkisi araştırılmış ve nöbet semiyolojisinin lateralize edilmesinde (%78, 4) istatistiksel anlamlı farklılık (p= 0, 019) bulunmuştur. En iyi lateralize eden incelemelerin ise kranial MRG (%94, 5) ve iktal EEG (%94, 5) olduğu, PET’in yüksek oranda (%83, 3) lateralizasyona katkısı olduğu görülmüştür. Neokortikal patolojisi olan olgularda erken yaşta nöbet başlangıcı ise dikkat çekiciydi. Engel sınıflamasına göre, cerrahi sonrası ilk 5 yılda, %83, 3 derece 1, %11, 1 derece 2, %5, 6 derece 3 nöbetsizlik oranları elde edildi. Cerrahi sonuç açısından neokortikal patoloji olan ve normal olan olgular arasında istatistiksel anlamlı fark bulunmadı. Sonuç: Hipokampal sklerozlu olgularda neokortikal dokuda patoloji varlığının oranının yüksek olduğu görülmektedir. Bu sonuç standart temporal lobektomi cerrahi prosedürünü desteklemektedir. Patoloji varlığının ön incelemelerin lateralizasyon değerine, epileptogenezise ve cerrahi sonuçlara etkisini tespit edebilmek için daha fazla sayıda olguda çalışmaya ihtiyaç vardır.