CERRAHİ TEDAVİ UYGULANAN PEDİYATRİK İNTRAKRANİYAL APSE VE AMPİYEMLER: TEK MERKEZLİ BİR DENEYİMDEN ÖZELLİKLER VE SONUÇLAR

Muhammed Erkan EMRAHOĞLU, Mustafa KAVCAR, Defne Şahinoğlu BERKER, Erdal Reşit YILMAZ, Şükriye YILMAZ, Ayşe KAMAN, Mehmet Erhan TÜRKOĞLU

Batı Karadeniz Tıp Dergisi - 2026;10(2):230-241

Ankara Etlik City Hospital, Department of Neurosurgery, Ankara, Türkiye

 

Amaç: Pediatrik intrakraniyal abse ve ampiyemler, mortalite/morbidite riski taşıyan nöroşirürjik acillerdendir. Bu çalışmada, cerrahi olarak tedavi edilen pediatrik intrakraniyal süpüratif enfeksiyon olgularının klinik, radyolojik ve mikrobiyolojik özellikleri ile cerrahi yönetim stratejileri ve fonksiyonel sonlanımları değerlendirilmiş; prognozu belirleyen faktörler analiz edilmiştir. Gereç ve Yöntemler: Kasım 2022-2025 arasında intrakraniyal abse veya ampiyem nedeniyle cerrahi uygulanan 21 pediatrik hasta retrospektif incelendi. Demografik, klinik, radyolojik, laboratuvar, mikrobiyolojik ve tedaviye ait veriler analiz edildi. Sonlanım 6. aydaki Glasgow Sonuç Ölçeği (GOS) ile değerlendirildi ve iyi (GOS 5) ve kötü (GOS <= 4) olarak ikili sınıflandırıldı. Nörolojik sekel ayrı bir sonlanım ölçütü olarak ele alındı. İstatistiksel analizlerde parametrik olmayan yöntemler kullanıldı. Bulgular: En sık tanı subdural ampiyemdi (%66,7) ve büyük çoğunluğu supratentoryaldi (%95,2). Medyan yaş 87 aydı, hastaların %71,4'ü erkekti. Olguların %95,2'sine kraniyotomi ile drenaj uygulandı. Tedavi sonrası C-reaktif protein ve beyaz küre değerlerinde anlamlı düşüş saptandı (her ikisi için p<0,001). Altı aylık takipte %66,7'sinde iyi fonksiyonel sonlanım görüldü. Başvuru anında GKS <15 olması kötü sonlanım ile güçlü şekilde ilişkiliydi (%100 vs. %6,7; p<0,001). Buna karşın orta hat şifti (p=0,638), beyin ödemi (p=1,000), enfeksiyon yaygınlığı (p=0,659), nöbet varlığı (p=0,061) ve etiyoloji (p=1,000) ile sonlanım arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Nörolojik sekel oranı %23,8 idi. Mortalite ve enfeksiyon nüksü izlenmedi. Sonuç: Pediatrik intrakraniyal enfeksiyonlarda uygun cerrahi ve antibiyoterapi ile başarılı sonuçlar mümkündür. Başvuru sırasındaki nörolojik durum, fonksiyonel sonlanımın en önemli belirleyicisidir; izole radyolojik kitle etkisi bulgularının ise prognostik değeri sınırlıdır.