CESUR VE SAKİN OL, BEL AĞRISINDAN UZAK OL: KİNEZYOFOBİ VE AĞRIYI FELAKETLEŞTİRME DAVRANIŞI; KRONİK NONSPESİFİK BEL AĞRILI HASTALARDA, DİĞER MALADAPTİF PSİKOSOSYAL FAKTÖRLER GİBİ DİZABİLİTEYE YOL AÇABİLİR

ÇAĞATAY NUSRET DAL, BİLGE EKİNCİ

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bilimleri Dergisi - 2021;24(2):143-151

Department of Physical Medicine and Rehabilitation, Erzincan Binali Yıldırım University Faculty of Medicine, Erzincan, TURKEY

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı; kronik nonspesifik bel ağrılı hastalarda, kinezyofobi ve ağrıyı felaketleştirme davranışının bel ağrısı ilişkili dizabilite üzerine etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Üç aşamalı hasta alımı ile toplamda 54 hastanın verilerinin kaydedildiği prospektif ve kesitsel olarak tasarlanan bu çalışmada; sosyodemografik ve antropometrik verilerle birlikte, kinezyofobi (Tampa Kinesiophobia Scale ile), katastrofi (Pain Catastrophizing Scale ile) ve bel ağrısı ilişkili engellilik düzeyine (Oswestry Disability Index ile) ait veriler analiz edilmiştir. İstatistiksel analiz yoluyla; sürekli değişkenler, ortalama değer±SD ve ortanca değer (minimummaksimum) ile kategorik değişkenler ise sayı ve yüzde belirtecek şekilde ifade edilmiştir. Değişkenlerin korelasyonunu değerlendirmek amacıyla, Pearson ve Spearman korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Korelasyon katsayısı 0, 00-0, 30 ise ihmal edilebilir, 0, 30-0, 50 ise düşük, 0, 50-0, 70 ise orta, 0, 70-0, 90 ise yüksek, 0, 90-1, 00 ise çok yüksek olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda; kinezyofobi ve katastrofi ile bel ağrısı ilişkili dizabilite düzeyi arasında orta derecede pozitif korelasyon saptanmıştır. Bel ağrısı ilişkili dizabilite düzeyi ile eğitim ve gelir düzeyi arasında düşük derecede negatif korelasyon saptanmıştır. Sonuç: Kinezyofobi ve ağrıyı felaketleştirme davranışı gibi psikososyal patolojiler, bel ağrısı ilişkili dizabiliteyi olumsuz anlamda etkileyebilir. Tedavide, patoanatomik/biomedikal yaklaşım yanında, psikososyal temelli bir değerlendirmenin yapılması, psikososyal patoloji saptanması durumunda ağrı eğitimi, kognitif davranışsal tedavi gibi tedavilerin mevcut tedaviye eklenmesi esastır.