Esra ÖZGÖÇMEN TULA, Merve ALKIŞ
Selcuk Dental Journal - 2026;13(2):172-177
Giriş: Diş hekimliği öğrencilerinde stres, birçok faktörden kaynaklanabilir. Pediatrik diş hekimliği klinik eğitimi sırasında yüksek stres düzeyleri, öğrencilerin performansını, özgüvenini ve hasta bakımının kalitesini olumsuz etkileyebilir; bu da konuyu hem eğitim hem de klinik uygulama açısından hayati bir mesele haline getirir. Bu çalışmanın amacı, Pediatrik Diş Hekimliği Klinik Uygulama Stres Ölçeği (PPSS) kullanılarak, lisans düzeyindeki diş hekimliği öğrencilerinde pediatrik diş hekimliği klinik uygulaması sırasında stres düzeylerini ve bununla ilişkili faktörleri değerlendirmektir. Yöntemler: Bu çalışma, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Uşak Üniversitesi'nden 272 dördüncü ve beşinci sınıf diş hekimliği öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, demografik özellikleri ve PPSS'yi içeren bir çevrimiçi anketi doldurmuştur. Gruplar, stres faktörleri açısından karşılaştırılmıştır. Veri analizi, Bağımsız Örnekler t- testi veya Mann -Whitney U testi, Spearman korelasyonu ve ikili lojistik regresyonu içermektedir (p<0,05). Bulgular: Katılımcıların %59,2'si kadın, %40,8'i erkekti. Kadın öğrenciler, PPSS'nin tüm alt ölçeklerinde ve toplam puanlarda istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek stres puanları sergiledi (p<0,001). Akademik sınıflara göre yapılan karşılaştırmada, ortalama toplam stres puanlarında anlamlı bir fark saptanmadı (p=0,777). İlk tercihi diş hekimliği olmayan öğrenciler, komplikasyonlarla ilgili (p=0,006) ve toplam stres puanlarında (p=0,022) daha yüksek değerler bildirdi. Kadınların yüksek stres yaşama olasılığı erkeklere göre 3,4 kat daha yüksekti (OR=3,37, %95 CI [1,56 -7,28], p=0,002). Tüm PPSS alanları toplam stres ile pozitif korelasyon göstermiştir. Sonuç: Pediatrik diş hekimliği uygulamalarında cinsiyet, ilk kariyer tercihi, çocuk ve ebeveyn davranışları ve komplikasyon olasılığı gibi faktörler öğrenciler arasında değişen stres düzeylerine neden olmaktadır.