ÇOCUK ROMATOLOJİ POLİKLİNİĞİNE EKLEM AĞRISI ŞİKAYETİ İLE BAŞVURAN HASTALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Sumeyra OZDEMIR CICEK, Nihal SAHIN, Neslihan GUNAY, Aysenur PAC KISAARSLAN

Acta Medica Nicomedia - 2026;9(1):1-6

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kayseri

 

Amaç: Eklem ağrısı çocuklarda sık görülen bir yakınma olup, çoğunlukla iyi huylu veya romatolojik olmayan nedenlere bağlıdır. Romatolojik hastalıklar daha nadir saptanır. Bu çalışmada, üçüncü basamak bir hastanenin çocuk romatoloji polikliniğine eklem ağrısı şikayeti ile başvuran hastalarda altta yatan nedenleri belirlemek ve hangi klinik özelliklerin ileri inceleme gereksinimini öngördüğünü saptamak amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışmada 01.07.2022 -01.01.2023 tarihleri arasında çocuk romatoloji polikliniğine eklem ağrısı şikayeti ile yönlendirilen hastalar geriye dönük olarak değerlendirildi. Demografik, klinik ve laboratuvar özellikleri hasta dosyalarından incelendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 254 hastanın %57,1'i kız ve yaş ortalaması 10,5+/-4,6 yıldı. Eklem ağrısı şikayetinin başlangıç yaşı ortanca 10 (5,3- 13,5) yıl ve ortanca şikayet süresi 6 (3- 12) aydı. Çocukların 115 (%45,3)'ünde patoloji saptanmazken, 20 (%7,9)'unda romatolojik hastalık, 119 (%46,9)'unda non-romatolojik hastalık tanısı konuldu. Romatolojik hastalığı olan çocukların şikayet süresi daha uzundu (medyan 9 ay [2,4 -21]) (p<0,001) ve devamlı ağrı bildirme oranı %75 ile anlamlı şekilde yüksekti (p=0,001). Bu grupta ağrının aktiviteyle azalması (%40, p<0,001), istirahat ile gerilememesi (%40 istirahate yanıtlı, p<0,001), gece uyandıran ağrı (%10, p=0,007) ve masaja yanıt vermeyen ağrı (%5, p=0,01) gibi inflamatuvar özellikler belirgin olarak daha fazlaydı. Sonuç: Çocuk romatoloji polikliniğine eklem ağrısı şikayeti ile başvuranların az bir kısmı romatolojik hastalık tanısı almıştır. Romatolojik hastalığı olan çocuklarda eklem ağrısı genellikle daha uzun süreli ve sürekli olup, ağrı karakteri çoğunlukla inflamatuvar özellik göstermektedir. Eklem ağrısı şikayeti olan çocuklarda dikkatli anamnez ve fizik muayene ile gereksiz ileri tetkik ve yönlendirmeler önlenebilir.