MEHMET EKİCİ, MUHAMMED MELEZ, FIRAT OZAN
Hitit Medical Journal - 2025;7(2):214-220
Amaç: Suprakondiler humerus kırıkları (SHK), gelişimini tamamlamamış iskelette meydana gelir. Çocuklarda görülen dirsek kırıklarının %60-65’ini oluştururlar ve en sık 4-7 yaş grubunda görülürler. Bu çalışmanın amacı, pediatrik SHK’ların kapalı cerrahisinde kullanılan lateral ve çapraz pinleme yöntemlerinin radyolojik ve fonksiyonel sonuçlarını karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Gartland tip 2 ve 3 kırığı olan 46 hasta üzerinde yürütülmüştür. Sadece lateral pinleme uygulanan hastalar Grup 1’i, hem lateral hem de medial pinleme (çapraz pinleme) uygulanan hastalar ise Grup 2’yi oluşturmuştur. Ameliyat sonrası, 3. haftada ve 12. haftada anteroposterior ve lateral dirsek grafileri çekilmiş ve radyolojik açılar ölçülerek kaydedilmiştir. Dirsek eklemi hareket açıklığı (EHA) ameliyattan bir yıl sonra ölçülmüştür. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 6,28 ± 0,44 yıldı. Baumann açısındaki azalma Grup 1’de 2,61 ± 0,36° ve Grup 2’de 2,64 ± 0,38° idi. Taşıyıcı açıda azalma Grup 1’de 0,80 ± 0,14° ve Grup 2’de 1,36 ± 0,26° idi. Lateral kapitellohumeral açıdaki (LKHA) artış Grup 1’de 5 ± 0,74° ve Grup 2’de 6,72 ± 0,93° idi. Dirsek eklemi hareket açıklığı (EHA) Grup 1’de 132,85 ± 0,76° ve Grup 2’de 132 ± 1,01° idi. Yapılan ölçümlere göre, lateral ve çapraz pin konfigürasyonları arasında radyolojik ve klinik sonuçlar açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sonuç: İyatrojenik ulnar sinir hasarı olasılığı göz önüne alındığında, lateral pinleme daha güvenli bir yöntem olarak değerlendirilebilir.