Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ÇOCUKLARDA ANTİNÜKLEER ANTİKOR POZİTİFLİĞİNİN PROSPEKTİF DEĞERLENDİRMESİ: KLİNİK GİDİŞ VE TANISAL BULGULAR

Gülşah Kavrul Kayaalp, Ayşenur Doğru Kılınç, Selen Duygu Arık, Nuray Aktay Ayaz

Hamidiye Medical Journal - 2025;6(4):240-246

İstanbul University, İstanbul Faculty of Medicine, Department of Pediatrics, Division of Pediatric Rheumatology

 

Antinükleer antikor (ANA) testi, özgül olmayan semptomları olan çocuklarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak sağlıklı bireylerde de yüksek pozitiflik oranları görülmesi nedeniyle klinik önemi belirsizliğini korumaktadır. Bu çalışmanın amacı, ANA pozitifliği nedeniyle çocuk romatoloji polikliniğine yönlendirilen hastaların klinik gidişatını ve tanı sonuçlarını prospektif olarak değerlendirmek ve takip stratejilerine daha iyi yön verebilmektir. Gereç ve Yöntemler: Daha önce romatolojik hastalık tanısı olmayan ve ANA pozitifliği nedeniyle çocuk romatoloji polikliniğine yönlendirilmiş 48 pediatrik hasta, standart bir protokol ile en az iki yıl boyunca prospektif olarak takip edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 48 hastanın 35'i (%72,9) kızdı. Hastaların en sık yönlendirildiği bölüm çocuk sağlığı ve hastalıkları idi (n=23, %47,9), bunu çocuk hematolojisi izledi (n=13, %27,1). ANA testi istenme nedenleri arasında en sık eklem ağrısı (n=14, %29,2), ardından trombositopeni (n=6, %12,5) ve ürtiker (n=6, %12,5) yer aldı. Takip süresince iki hastaya sistemik lupus eritematozus ve bir hastaya jüvenil idiyopatik artrit tanısı konuldu. Hastaların %39,6'sında ANA titresi zamanla negatifleşti. Tanı almayan hastalarda takip süresinin medyanı 34 ay (çeyrekler arası açıklık: 26,5-50) idi. Sonuç: Çocuklarda ANA pozitifliği çoğu zaman geçici ve klinik olarak önemsizdir. Bu nedenle yönetimde klinik bağlam ve semptomlara dayalı izlem ön planda tutulmalı, rutin olarak kapsamlı değerlendirmelerden kaçınılmalıdır.