Asena YALÇINKAYA, Büşra PARLAK İNSEL
Uluslararası Diş Hekimliği Bilimleri Dergisi - 2026;12(1):1-11
Giriş: Bruksizm, çocuklarda sık görülen parafonksiyonel bir alışkanlık olup, diş sıkma ve gıcırdatma ile karakterizedir. Uyku ile ilişkili bir hareket bozukluğu olarak değerlendirilen bu durum, hem uyku sırasında hem de uyanıkken ortaya çıkabilmektedir. Çocukluk çağındaki yaygınlığı çeşitli çalışmalarda farklı oranlarla belirtilmiş olup, yaş ilerledikçe azalma eğilimi gösterdiği bildirilmiştir. Epidemiyolojik çalışmalar, çocukluk döneminde bruksizmin görülme sıklığının % 14 ile % 36,8 arasında değiştiğini göstermektedir. Bruksizmin etiyolojisi karmaşıktır ve psikososyal, genetik, nörokimyasal ve sistemik faktörlerle ilişkilidir. Özellikle stres, anksiyete, uyku bozuklukları, solunum problemleri ve genetik yatkınlık, bruksizmin ortaya çıkmasında önemli rol oynamaktadır. Bruksizm, temporomandibular eklem rahatsızlıkları, diş aşınmaları, çiğneme kaslarında hipertrofi, baş ağrısı ve uyku kalitesinde bozulma gibi klinik belirtilerle kendini göstermektedir. Sonuç: Bruksizm, hem fizyolojik hem de sosyal yaşam üzerinde ciddi etkiler yaratmakta olup, diş hekimleri tarafından kapsamlı bir şekilde ele alınması gereken bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Bruksizmin tanısında klinik muayene, ebeveyn anketleri, polisomnografi, elektromiyografi ve mobil uygulamalar gibi çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Tedavi süreci, hastanın bireysel ihtiyaçlarına göre belirlenmekte olup, oklüzal splintler, farmakolojik ajanlar (anksiyolitikler, dopaminerjik ilaçlar, antihistaminikler), fizyoterapi, fotobiyomodülasyon ve bilişsel-davranışçı terapiler gibi çeşitli yaklaşımlar içermektedir. Özellikle erken tanı ve multidisipliner tedavi yaklaşımları, bruksizmin uzun vadeli etkilerini azaltmada kritik öneme sahiptir. Bu derleme, çocuklarda bruksizmin epidemiyolojisi, etiyolojisi, tanısı ve güncel tedavi yaklaşımlarını değerlendirmektedir.