ÇİĞDEM ŞIKEL, HATİCE HARMANCI
KTO Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2022;3(3):1-12
Çocukluk çağı travmaları içinde en sık karşılaşılan travma şekli, duygusal ihmal ve istismar olmasına karşın, görünürlüğü ve tespit edilebilirliği oldukça düşüktür. Çocukluk çağı travması, çocuk tarafından deneyimlenen ve gelişimini her yönden etkileyebilecek durumlardır. Yaşanılan travma sonrası olumsuz etkilenmek de, bir anlam yükleyerek gelişim göstermek de mümkündür. Çocukluk döneminde en sık yaşanan travma türü ihmaller ve istismarlardır. İstismarda aktif eylem söz konusu iken ihmal daha çok pasif süreçleri içerir. Çocuğun duygusal istismarı duygusal bütünlüğünü bozan her türlü süreklilik gösteren eylem ya da eylemsizliktir. Özellikle kimlik oluşumunun başlamasından itibaren birey etkisini ömür boyu taşıyabilir. Bu çalışmada duygusal istismarın kimlik gelişimi üzerindeki etkileri araştırılmış ve alanyazındaki kaynaklar derlenerek sunulmuştur. Çocukluk çağı travması konusunda ’’kişi mahremiyeti’’ nedeniyle kayda geçmiş bilgi ve belge yaşanan istismara göre azdır. Kimlik gelişimi ile ilişkisini gösteren kaynak sayısı da düşüktür. Bu durum, bu alanda daha çok çalışma yapılabileceğini düşündürmektedir. Araştırmadaki amacımız, duygusal istismarın kimlik gelişimine etkisini incelemek ve alanyazındaki eksikliklere dikkat çekmektir. Sonuç olarak; konunun ilgililerini olduğu kadar aileleri de bilinçlendirmek ve faydalı olmak ihtiyaçtır. Bu farkındalıkla daha derin araştırmalar yapılabileceği, istismar bildirme oranının artacağı, toplumsal kanun ve yönetmeliklerin kapsamının ve etkisinin artacağı düşünülmektedir.