ÇOCUKLARDA LENFADENOPATİK OLMAYAN YÜZEYEL KİTLELERİN KLİNİKOPATOLOJİK ÖZELLİKLERİ VE GÖRÜNTÜLEME BULGULARI: RETROSPEKTİF BİR KOHORT ÇALIŞMASI

Özkan OKUR, Hüseyin EVCİLER, Tolga YÜKSEL, Mehmet CAN

Journal of Behcet Uz Children's Hospital - 2026;16(2):98-107

University of Health Sciences Türkiye, Dr. Behçet Uz Pediatric Diseases and Surgery Training and Research Hospital, Department of Pediatric Surgery, İzmir, Türkiye

 

Amaç: Çocuklarda yüzeyel kitle lezyonları, konjenital, benign ve nadiren malign oluşumlardan oluşan geniş bir spektrumu kapsar. Çoğunlukla benign olmalarına rağmen, örtüşen klinik ve görüntüleme bulguları preoperatif tanıyı güçleştirebilir. Bu çalışmada, çocuklarda lenfadenopatik olmayan yüzeyel kitlelerin klinikopatolojik spektrumu, anatomik dağılımı ve görüntüleme özelliklerinin değerlendirilmesi ve izole boyun lezyonlarında tanısal uyumun analiz edilmesi amaçlandı. Yöntem: Bu retrospektif kohort çalışmaya, 2018-2026 yılları arasında yüzeyel kitle nedeniyle cerrahi eksizyon uygulanan 0-18 yaş arası çocuklar dahil edildi. Lenfadenopatik lezyonlar ve eksizyon uygulanmayan olgular, cerrahi dışı izlenen sınırlı sayıda lenfatik lezyon dışında dışlandı. Histopatolojik tanılar ana gruplar halinde standardize edildi. Klinik, anatomik ve görüntüleme verileri tanımlayıcı ve karşılaştırmalı olarak analiz edildi. İzole boyun kitlesi alt grubunda klinik-radyolojik ön tanılar ile nihai histopatoloji karşılaştırıldı. Bulgular: Toplam 201 hasta dahil edildi (medyan yaş: 8 yıl; %55,2 kız). En sık görülen gruplar adneksiyal/keratinöz benign lezyonlar (%50,0) ve konjenital/gelişimsel lezyonlardı (%26,5). En sık tanılar pilomatriksoma, epidermal tip keratinöz kist ve tiroglossal kanal kistiydi. Lezyonlar en sık baş-boyun bölgesinde yerleşmişti. Vaskülarite çoğunlukla vasküler/lenfatik lezyonlarda izlenirken, kalsifikasyon özellikle pilomatriksoma olmak üzere adneksiyal/keratinöz lezyonlarla ilişkiliydi (p<0,001). İzole boyun kitlelerinde tanısal uyum pilomatriksoma (%91,7) ve tiroglossal kanal kistinde (%75,7) yüksek, brankial kist ve dermoid/epidermoid kistlerde daha düşüktü (p=0,001). Sonuç: Çocukluk çağı yüzeyel kitleleri çoğunlukla benign olup, karakteristik anatomik ve görüntüleme özellikleri preoperatif değerlendirmeyi yönlendirebilir. Tanısal uyum pilomatriksoma ve tiroglossal kanal kistinde yüksekken, brankiyal ve dermoid/epidermoid kistlerde daha heterojen seyretmektedir.