Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ÇOCUKLARDA YAPILAN NATİV BÖBREK BİYOPSİLERİNİN KLİNİKOPATOLOJİK DEĞERLENDİRİLMESİ

ŞÜKRAN KESKİN GÖZMEN ERKİN SERDAROĞLU NİDA DİNÇEL PINAR ERTURGUT CEMALİYE BAŞARAN FATMA DEVRİM ÖZLEM DUR BETÜL PEHLİVAN ZORLU MEHMET COSKUN MALİK ERGİN

Kocatepe Tıp Dergisi - 2023;24(4):475-480

 

AMAÇ: Renal parankimal hastalıkların değerlendirilmesinde önemli bir tanı yöntemi olan böbrek biyopsilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışmada 333 çocuk olguya yapılan nativ böbrek biyopsisi değerlendirildi. Biyopsiler yarı otomatik ve ince (16-18 G) iğneler kullanılarak yapıldı. BULGULAR: : En sık biyopsi endikasyonu proteinüri ve hematüri birlikteliği, en sık saptanan patolojik tanı ise minimal lezyon hastalığınında dahil olduğu normal biyopsi sonucu olarak saptandı. Biyopsi sırasında ya da sonrasında komplikasyon izlenmedi. Ortalama glomerül sayısı 27.1±17.8, yeterli sayıda glomerül saptanma oranı % 81.4, sınır yeterlilikte glomerül saptanma oranı % 8.4 ve yetersiz sayıda glomerül saptanma oranı % 10 olarak hesaplandı. Ultrasonografi olmaksızın yapılan biyopsiler ile karşılaştırıldığında, ultrasonografi eşliğinde biyopsi yapılan % 28.2 olguda ortalama glomerül sayısı daha yüksek ve yetersiz glomerül oranı daha düşük saptandı (31.5±18.1 vs 25.4±17.5 ; % 2.1 vs % 13.3). SONUÇ: Böbrek biyopsisi çocuklarda USG eşliğinde veya USG olmaksızın, otomatik ve ince iğneler kullanılarak kolay uygulanabilen ve komplikasyon olasılığı düşük bir tanı yöntemidir. Ultrasonografi ile yapılan biyopsilerde yeterli glomerül elde edilme oranı daha yüksek olup olanaklı olduğu sürece ulatrasonografi eşliğinde biyopsi yapılmalıdır.