Yusuf Serhat KARAKEÇİ, Kamil YILMAZ, Nida ÖZCAN
Dicle Tıp Dergisi - 2026;53(2):541-550
Amaç: Menenjit, meninks zarlarının iltihaplanması sonucu ortaya çıkan ve yüksek morbidite ile ciddi komplikasyon riski taşıyan bir merkezi sinir sistemi enfeksiyonudur. Bu çalışmada, çocukluk çağı menenjit ve ensefalit şüphesi olan hastalarda hızlı ve yüksek duyarlılığa sahip Multiplex Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PCR) yöntemiyle saptanan etkenlerin epidemiyolojik dağılımının, klinik-laboratuvar parametrelerle ilişkisinin ve klinik sonuçlarla olan bağlantısının retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntemler: 1 Ocak 2020 ile 1 Kasım 2024 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne başvuran ve beyin omurilik sıvısı (BOS) Multiplex PCR panelinde pozitiflik saptanan 0-18 yaş arası 26 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların demografik özellikleri, klinik şikayetleri, laboratuvar ve görüntüleme bulguları analiz edilmiştir. Bulgular: Olguların yaş ortalaması 5,42+/-4,25 yıl olup, %61,5'i erkektir. En sık başvuru şikayetleri ateş (%84,6) ve kusma (%76,9) olarak saptandı. BOS Multiplex PCR ile bakteriyel etkenler %46,1 (n=12), viral etkenler %53,9 (n=14) oranında tespit edildi. Bakteriyel etkenlerden en sık Streptococcus pneumoniae (%75), viral etkenlerden ise Enterovirüsler (%57,2) izole edildi. Viral menenjit grubunda trombosit (394,78+/-133,82 x10³/uL), albümin (4,01+/-0,49 g/dL) ve kalsiyum (9,79+/-0,50 mg/dL) düzeyleri bakteriyel gruba göre anlamlı derecede yüksek saptandı (p<0,05). Bakteriyel menenjitlerde tedavi süresi (13,83+/-5,68 gün) viral gruba (8,21+/-6,33 gün) göre anlamlı olarak daha uzundu (p=0,027). Komplikasyon gelişen tüm hastalarda beyin Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG)'de patolojik bulgu saptandı (p<0,001). Konvülsiyon geçiren tüm hastalarda kan kültüründe üreme görüldü (p=0,002). Sonuç: Multiplex PCR, menenjit tanısında geleneksel yöntemlere kıyasla daha hızlı ve hassas sonuçlar sunarak etkenin kısa sürede belirlenmesini sağlamaktadır. Bu yöntem, gereksiz antibiyotik kullanımını azaltma, tedaviyi optimize etme ve komplikasyon riskini düşürme potansiyeline sahiptir. Rutin laboratuvar parametreleri (trombosit, albümin, kalsiyum) ile klinik bulgular (ense sertliği, fontanel bombeliği), etiyolojik ayrım ve prognoz değerlendirmesinde önemli bilgiler sağlamaktadır.