ÇOCUKLUK ÇAĞI NÖTROPENİSİNİN KLİNİK VE ETİYOLOJİK ÖZELLİKLERİ: TEK MERKEZLİ RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA

Mehmet Şirin KAYA, Azize Ceren KILCI

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;23(2):290-298

Şanlıurfa Training and Research Hospital, Clinic of Pediatric Allergy and Immunology, Şanlıurfa, TÜRKİYE

 

Amaç: Nötropeni, çocukluk çağında sık görülen ve enfeksiyon riskini artıran bir hematolojik anormalliktir. Bu çalışmanın amacı, pediatrik nötropeni olgularının demografik, klinik ve etiyolojik özelliklerini değerlendirmek ve akut ile kronik nötropeni formları arasındaki farklılıkları ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Pediatrik İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları ile Pediatrik Hematoloji Kliniklerinde Mart 2023-Eylül 2024 tarihleri arasında nötropeni tanısı alan toplam 49 hasta dahil edilmiştir. Hastaların verileri hastane kayıtlarından retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların cinsiyet, nötropeni başlangıç yaşı, nötropeninin saptanma şekli, süresi (akut/kronik), etiyolojik sınıflandırması, şiddeti (hafif, orta, ağır) ve ciddi enfeksiyon/sepsis gelişimi gibi klinik verileri toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemler kullanılmış; kategorik değişkenler için Ki-kare testi veya Fisher's Exact testi, sürekli değişkenler için ise bağımsız örneklem t-testi veya Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 49 nötropeni tanılı olgunun %57,1'i erkekti ve ortalama nötropeni başlangıç yaşı 20,2+/-14,4 ay olarak saptanmıştır. Olguların %67,3'ünde akut nötropeni (n=33) ve %32,7'sinde kronik nötropeni (n=16) tespit edildi. Akut nötropeni grubunda ortalama tanı yaşı 12,6+/-8,4 ay olup, %75,8'i enfeksiyon, %21,2'si ise ilaç ilişkili etiyolojiye sahipti. Bu grubun %69,7'sini ağır nötropeni olguları oluşturmaktaydı ve akut nötropeni grubunun %15,2'sinde ciddi enfeksiyon veya sepsis izlendi. Kronik nötropeni grubunda ise ortalama tanı yaşı 37,2+/-26,4 ay olup, %43,8'i idiyopatik, %31,2'si otoimmün ve %25'i genetik sendromlarla ilişkiliydi. Kronik nötropenili olguların %50'sinde ciddi enfeksiyon veya sepsis gözlenmiş olup bu oran akut nötropeni grubuna kıyasla anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,01). Sonuç: Bu tek merkezli çalışma, çocukluk çağı nötropenisinin klinik ve etiyolojik açıdan heterojen bir yapı gösterdiğini ortaya koymaktadır. Akut nötropeninin çoğunlukla enfeksiyon veya ilaçlarla ilişkili olduğu ve genellikle benign bir seyir izlediği gözlenirken, kronik nötropeninin daha ileri yaşlarda ortaya çıktığı ve sıklıkla idiyopatik, otoimmün veya genetik nedenlerle ilişkili olduğu saptanmıştır. Kronik nötropenili hastalarda ciddi enfeksiyon riskinin belirgin şekilde artmış olması, bu grubun yakın izlem ve kapsamlı etiyolojik değerlendirme gereksinimini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, bu bulgular çocukluk çağı nötropenisinin yönetiminde bireyselleştirilmiş yaklaşımların önemini desteklemekte ve klinisyenlere yol gösterici nitelikte bilgiler sunmaktadır.