HATİCE BÜYÜKOFLAZ, MUHAMMED YAŞAR KILINÇ
Kocatepe Tıp Dergisi - 2025;26(2):94-99
AMAÇ: 01.01.2012 ile 31.12.2014 arasında Karaman Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları servisinde artrit tanısı alan hastaların dosyalarının retrospektif olarak incelendiği bu çalışmada hastaların anamnez, fizik muayene ve laboratuvar tetkiklerinin incelenerek artrit etyolojilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Toplam 101 hastanın bilgileri retrospektif olarak dosya taraması yöntemi ile incelendi. Tam kan sayımı (CBC), eritrosit sedimantasyon hızı (ESR), C-reaktif protein (CRP), kan kültürü, antinükleer antikor (ANA), antistreptolisin-O (ASO), romatoid faktör (RF), ailevi akdeniz ateşi (FMF) gen mutasyonu ve hepatit virüsleri, insan immün yetmezlik virüsü, Salmonella, Mycoplasma pneumoniae (M. pnömoni), su çiçeği, Epstein-Barr virüsü, Parvovirüs, Kızamıkçık, Yersinia, Kampilobakter, Brusella gibi serolojik degerlendirme sonuçları ve/veya kültür gibi mikrobiyolojik degerlendirme sonuçları incelendi. BULGULAR: Olguların ilk başvuru yaşları 1-17 yıl (ortalama 9.74±3.9) arasındaydı. Çalışmamızda 101 hastanın E/K oranı 1.4 idi. Olgular tanılara göre incelendiğinde %32’si geçici artrit, %15’i juvenil idiopatik artrit, %12’si akut romatizmal ateş, %10’u Ig A vasküliti, %8’i reaktif artrit, %6’sı Bruselloz artriti, %6’sı poststreptekoksik reaktif artrit, %3’ü ailevi Akdeniz ateşi, %2’si Kawasaki hastalığı artriti, %2’si septik artrit, %1’i viral artrit, %3’ü ürtikeryal vaskülit olarak saptandı. Çalışmamızda hastaların %45.5’inde yakın zamanda geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonu hikayesi mevcuttu. Hastaların %42.4’ünde lökositoz, %45.5’inde CRP yüksekliği, %54.8’inde ESR yüksekliği bulunuyordu. Hastaların %76.3’ünde akut, %4.9’inde subakut eklem tutulumu saptanırken, %18.8’unda kronik eklem tutulumu gözlenmiştir. Olguların %65.3’ünde diz tutulumu saptanırken, 2. sıklıkta tutulan eklem ayak bileği idi. Artrit tanısı ile takip edilen hastalar en sık diz ağrısı (%65.3) ve ayak bileği ağrısı (% 31.6) ile başvurmuştur. Hastalarda en sık ateş (%36.6), döküntü (%15.8), kas ağrısı (%6.9) ek şikayeti vardı. Romatizmal ateş, reaktif artrit, juvenil idiopatik artrit, poststreptekoksik reaktif artritte en sık diz tutulumu mevcutken, Ig A vasküliti ve ailevi Akdeniz ateşi’nde en sık ayak bileği tutulumu gözlenmiştir. SONUÇ: Artrit tanısı alan hastada yakınmanın süresi, gezici ve tekrarlayıcı özelliği, hangi eklemin tutulduğu, ek yakınma, aile öyküsü, muayene bulguları, akut faz reaktanlarının yüksekliği ve diğer ek laboratuvar tetkikleri ayırıcı tanıda yardımcı olabilir. Tanıda öykü, fizik muayene bulguları çok önemli olmakla birlikte, laboratuvar bulguları da değerlidir.