BEHZAT ÖZKAN, AYŞE SELİMOĞLU, HANDAN ALP, ERKAN BİRGEN, MEHMET A TAŞYARAN
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi - 1999;42(3):367-374
Bu çalışmada Ocak 1987 ile Aralık 1998 tarihleri arasında kliniğimizde izlenen 27 deri şarbonu vakası epidemiyolojik, klinik özellikler, tedavi ve prognoz bakımından retrospektif olarak değerlendirildi. Yaşları 4-16 yıl arasında (ortalama 13.5 yaş) değişen vakaların 15'i (%55.5) erkek, 12'si (7.45.5) kız idi (erkek/kız oranı = 1.2). Vakaların 14'ünde (%51.8) sık başvurunun olduğu yaz aylarında bölgemizde artan hayvan kesimi sonrasında bu hayvanların derilerinin yüzülmesi, etlerinin kıyılması veya bu işlemlere yardım etme gibi temas öyküsü alındı. Vakaların hepsi deri şarbonu kliniği ile getirilmiş olup 19'unda (%70.3) yüzde yerleşim saptandı. Yüzde yerleşim gösteren vakaların 15'i (%78.9) ödema maligna formasyonunda; ön kol, el ve parmaklarda yerleşim gösteren vakalar ise püstüla maligna formasyonunda idi. Vakaların ikisinde (%7.4) kültürde, dördünde (%14.8) direkt incelemede, dördünde (%14.8) ise hem kültür hem de direkt incelemede basil gösterildi. Kalan 17 vakada ise hikaye ve klinik bulgulara göre tanı kondu. Vakaların hepsi penisilin ile tedavi edildi. Tedavi süreleri püstüla maligna için 9.7±1.1 gün, ödema maligna için 13.6±1.8 gün idi. Ödema maligna vakalarında klinik daha ağır seyretti ve bu vakalarda hastanede yatış süreleri genel ortalamanın üzerinde bulundu (14.7±2.7 gün). Tüm vakalarda komplikasyonsuz iyileşme gözlendi. Şarbon hastalığı ile ilgili koruyucu hekimlik hizmetlerinin yaygınlaştırılması, hayvancılıkla ilgilenen insanların hastalık ve bulaşma yolları hakkında bilinçlendirilmeleri, hastalığın yoğun olarak görüldüğü yörelerde aşılamanın gündeme getirilmesi bu hastalığın görülme sıklığını önemli ölçüde azaltacağı kanısındayız.