Zeliha MUSLU, Yavuz SARI, Aslı Enzel KOÇ
Cumhuriyet Dental Journal - 2026;29(2):194-200
Amaç: Periodontal hastalıklar ile psikososyal faktörler arasındaki ilişki giderek artan bir ilgiyle araştırılmaktadır. Bununla birlikte, olumsuz çocukluk deneyimleri ile yetişkinlikteki bağlanma stilleri ve periodontal sağlık arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışma, periodontal olarak sağlıklı, gingivitis ve periodontitisli hastalarda çocukluk travması ile yetişkinlikteki bağlanma stilleri arasındaki ilişkileri araştırmayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntemler: Üniversite diş kliniğinden 18-65 yaş arası toplam 93 katılımcı alındı ve üç gruba ayrıldı: periodontitis (n=30), gingivitis (n=33) ve periodontal olarak sağlıklı kontrol grubu (n=30). Periodontal durum klinik parametreler kullanılarak değerlendirilirken, psikososyal değişkenler Çocukluk Travması Anketi (CTQ) ve Yakın İlişkilerdeki Deneyimler Envanteri-II (ECR-II) kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Kaygılı bağlanma gruplar arasında farklılık gösterdi ve gingivitis grubunda sağlıklı kontrol grubuna göre daha yüksekti, oysa kaçıngan bağlanma periodontal duruma göre değişmedi. Periodontitis grubunda fiziksel istismar puanları yüksek bulunurken, diğer çocukluk çağı travması boyutlarında gruplar arasında anlamlı bir fark görülmedi. Grup içi analizler, periodontal durum genelinde farklı örüntüler gösterdi: Çocukluk çağı travması, periodontitis grubunda kaygılı bağlanma ile, sağlıklı kontrol grubunda ise kaçıngan bağlanma ile ilişkiliydi ve çocukluk çağı travması ile kaygılı bağlanma arasındaki ilişkinin gücü, gingivitis ve sağlıklı kontrol grupları arasında da anlamlı derecede farklılık gösterdi. Sonuçlar: Bu bulgular, çocukluk dönemi travma geçmişi ve yetişkin bağlanma stilleri gibi psikososyal değerlendirmelerin periodontal tedaviye dahil edilmesinin faydalı olabileceğini göstermektedir. Kesitsel çalışma tasarımı nedeniyle nedensel ilişkiler tespit edilemese de, çok disiplinli bir yaklaşım hasta uyumunu artırma ve uzun vadeli tedavi sonuçlarının iyileştirilmesine katkıda bulunma potansiyeline sahip olabilir.