Nihan Hilal HOŞAĞASI
Jinekoloji-Obstetrik ve Neonatoloji Tıp Dergisi - 2026;23(1):8-13
Amaç: Birçok beslenme rehberi, erken ve aşamalı enteral beslenmeyi önermektedir. Ancak, gastrointestinal sistemin olgunlaşmamış olması, nekrotizan enterokolit korkusu, çeşitli eşlik eden hastalıklar ve beslenme intoleransına ait spesifik olmayan belirtiler nedeniyle prematüre bebeklerin beslenmesi zordur. Tam enteral beslenme (TEB) başarısını etkileyen faktörlerin belirlenmesi, çok düşük doğum ağırlıklı (ÇDDA) bebeklerin beslenme yönetiminin ve kısa/uzun vadeli sonuçlarının iyileştirilmesi açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, ÇDDA bebeklerde klinik durumların veya beslenme ile ilişkili faktörlerin TEB başarısına etkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Doğum ağırlığı <1500 g ve gestasyonel yaşı <=32 hafta olan prematüre bebekler üzerinde retrospektif, tek merkezli bir kohort çalışması yürütüldü. Stabil prematüritelerde, tercihen anne sütüyle olmak üzere, 10-20 ml/kg/gün beslenmeye ilk günden itibaren başlandı. Besin miktarı günde 20-35 ml/kg olacak şekilde artırıldı. Stabil olmayan yüksek riskli bebeklerde ise ilk 3-7 gün boyunca minimal enteral beslenme uygulandı, ardından günde 20 ml/kg artış yapıldı. Bulgular: TEB'ye ulaşma süresi ortanca 13 gündü (9-18 gün). Tek değişkenli analizde, TEB'ye ulaşmada sürenin uzamasıyla ilişkili faktörler preeklampsi, gestasyonel yaşa göre küçük (SGA) olma, doğum odasında entübasyon, hemodinamik olarak anlamlı patent duktus arteriyozus (hsPDA), geç başlangıçlı sepsis ve mama ile beslenme olarak bulundu. Çok değişkenli regresyon analizinde ise SGA, hsPDA ve mama ile beslenmenin bağımsız olarak TEB'ye ulaşma süresini uzattığı belirlendi. Sonuç: ÇDDA bebeklerin değerlendirildiği çalışmamızda, SGA olmak, hsPDA varlığı ve mama ile beslenme, TEB başarısını olumsuz etkileyen faktörler olarak saptanmıştır. TEB'ye geç ulaşımın neden olabileceği komplikasyonları azaltmak amacıyla, ÇDDA bebeklerin beslenme bakımının geliştirilmesine yönelik çabalar artırılmalıdır.