Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ÇOKLU BİYOLOJİK YOLAKLARIN KULLANILDIĞI TEDAVİ DİRENÇLİ SPONDİLOARTRİT HASTALARININ KLİNİK ÖZELLİKLERİ

Gözde Duygu İŞBİLİR, Rıza Can KARDAŞ, İbrahim Yahya ÇAKIR, Derya YILDIRIM, Burcugül ÖZKIZILTAŞ, İbrahim VASİ, Rahime DURAN, Abdulsamet ERDEN, Berna GÖKER, Mehmet Akif ÖZTÜRK, Hamit KÜÇÜK

Ulusal Romatoloji Dergisi - 2026;18(1):65-74

Gazi University Faculty of Medicine, Department of Internal Medicine, Ankara, Türkiye

 

Amaç: Tedaviye dirençli spondiloartrit (SpA) hastalarında, çoklu biyolojik yolakları hedefleyen tedavi seçeneklerinin artmasıyla birlikte, bu hastaların klinik özelliklerini değerlendirmek önem kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı, hem anti-tümör nekrozis faktör (TNF) hem de interlökin (İL)-17/23 inhibitörleriyle tedavi edilen SpA hastalarının demografik, klinik ve tedavi yanıtlarını değerlendirmektir. Yöntem: Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Romatoloji Kliniği'nde, 2018-2022 yılları arasında hem anti-TNF hem de İL-17/23 inhibitörleri kullanmış 90 SpA hastasının verileri retrospektif olarak incelendi. Hastaların klinik verileri, biyolojik tedavi sıraları ve tedavi yanıtları ankilozan spondilit hastalık aktivite skorlarıyla değerlendirildi. Bulgular: Hastaların %51'i kadın, ortalama hastalık süresi 10.9 yıldı. Hastaların %76'sı aksiyel SpA, %24'ü periferik SpA tanısı aldı. İL-17 inhibitörleri ikinci basamakta kullanıldığında %79 remisyon oranı gözlendi, bu oran dördüncü basamakta %35'e düştü (p=0,044). Fibromiyalji eşlik eden hastalarda biyolojik tedavilere yanıt oranı belirgin olarak düşüktü. Sonuç: Çalışmamız, İL-17 inhibitörlerinin özellikle erken basamakta daha etkili olduğunu ve fibromiyaljinin tedavi yanıtını olumsuz etkileyebileceğini göstermektedir. Tedavi planlamasında fibromiyalji ayırıcı tanısının dikkatle yapılması ve İL-17 tedavisinin geciktirilmemesi önerilmektedir.