Yavuz KORKMAZ, Engin Burak SELÇUK, Mehmet KAYHAN, Burcu Kayhan TETİK
Family Practice and Palliative Care - 2026;11(2):105-113
Giriş : Fibromiyalji sendromu (FMS) ile uzun COVID sendromu (LCS) arasındaki benzerlikler konusunda son dönemde farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada COVID -19 hastalığı geçiren bireylerde fibromiyalji riski ve önemli olan faktörlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem : Bu prospektif çalışma 390 COVID -19 hastalığı geçirmiş birey üstünde yapılmıştır. Hastalarda fibromiyalji tanısında Amerikan Romatoloji Derneği 2016 tanı kriterleri ve Fibromiyalji Anketi Tanı Kriterleri ve Şiddeti Ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen 390 kişinin yaş ortalaması 55,9+/-8,2'dir (min=31 -maks=65). Takip süresi ortalama 262 gündü. Post -COVID 1 yıllık süre sonunda fibromiyalji insidansı %6,7 'dir. Fibromiyalji sıklığı kadınlarda ve kronik hastalığı olanlarda daha fazladır. Fibromiyalji gelişen bireylerde ortalama yaş daha yüksektir. Fibromiyalji gelişen bireylerde COVID -19 klinik özelliklerinden dispne ile kas -eklem ağrısı semptomlarının ve hastaneye yatış oranlarının önemli düzeyde daha fazla olduğu bulunmuştur. Lojistik regresyon analizinde fibromiyalji riski kadınlarda OR: 2,80 kat, herhangi bir kronik hastalığı olanlarda OR: 12,22 kat daha yüksek bulunmuştur. Yaş ile semptom şiddeti ve yaygın ağrı skalası arasında pozitif yönde zayıf korelasyon vardır. Karar ağacı analizinde kronik hastalığı olan kadınlarda fibromiyalji olasılığı %15, kronik hastalığı olmayan erkeklerde %5 olarak bulunmuştur. Sonuç: Post-COVID dönemde fibromiyalji gelişiminin kronik hastalığı olan kadınlarda önemli bir klinik sorun olabilir. Fibromiyalji benzeri semptomlar gelişen kadın, kronik hastalığı olan ve yaşı daha ileri olan hastalar daha dikkatli izlenmelidir.