Zübeyde GÜLCE, Sami DENİZ, Dursun TATAR
İzmir Göğüs Hastanesi Dergisi - 2026;40(1):19-23
Amaç: COVID-19 hastalarında tromboembolizm sık görülen bir komplikasyondur. Tromboza yol açan çeşitli patofizyolojik mekanizmalar açıklanmış ve COVID-19 ilişkili pulmoner tromboemboli (PTE) kavramı ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda COVID-19 ilişkili olan ve olmayan PTE vakalarının demografik özellikleri, hematolojik verileri ve ekokardiyografik bulgularının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: 2019 yılında ayaktan veya yatırılarak izlenen, BT pulmoner anjiyografi (BTPA) ve/veya ventilasyon-perfüzyon sintigrafisi (V/Q sintigrafisi) ile PTE tanısı alan hastalar Grup 1 olarak tanımlandı. 2021 yılında hastanemize başvuran, ayaktan veya yatırılarak takip edilen, COVID-19 PCR testi pozitif olan ve bu tarihten sonra en fazla 3 ay içinde BTPA veya V/Q sintigrafisi ile PTE tanısı almış 18 yaş ve üzeri hastalar Grup 2 olarak tanımlandı. Hastaların demografik verileri ve komorbiditeleri kaydedildi. Hastaların ilk başvuru anındaki lökosit, lenfosit, PT, aPTT, D-dimer, CRP ve fibrinojen değerleri kaydedildi. Ekokardiyografi bulguları, BTPA'da embolinin yeri, pnömoni görünümü (buzlu cam/konsolidasyon) ve hastaların almış oldukları tedaviler kaydedildi. Bulgular: Gruplar arasında D-dimer, BNP, troponin, PT, WBC, yaş, kronik hastalıklar, sigara kullanımı, BT anjiyografide pulmoner tromboz yerleşim yeri ve sPAP açısından fark saptanmadı (p>0,05). CRP ve ferritin değerlerinin COVID-19 grubunda anlamlı olarak yüksek, lenfosit sayısı ve aPTT değerlerinin ise anlamlı olarak düşük olduğu görüldü (p<0,05). Grup 2'de pnömoni görülme sıklığı daha yüksek bulundu (p<0,001). COVID-19 olmayan PTE grubunda tedavide en sık K vitamini antagonisti (%43) kullanılırken COVID-19 enfeksiyonu olan grupta en sık enoksaparin (%84,4) kullanıldığı ve iki grup arasındaki farkın anlamlı olduğu tespit edildi (p<0,001). Sonuç: COVID-19 ilişkili PTE'de daha yüksek CRP ve ferritin değerleri ile belirgin lenfopeni tanısal açıdan kritik biyobelirteçler olarak saptanmıştır. Ayrıca COVID-19 hasta grubunda tedavide enoksaparin tercihinin belirgin bir artış gösterdiği görülmüştür.