Gülsel AYAZ, Tuna Alp KAZIL, Zehra ASUTAY, Elif ÇETİNKAYA, Irmak ÖKTEM, İsmail Alp KAŞPINAR, Muhammet Sait KAYA, Hamit GÖKHAN, Hamza COŞKUN, Buse ŞEKERCİ, Eslem Nisa ARAÇ, Pelin PARMAKSIZ, Zeynep Nisa KILIÇ, Beyza Nur KANDEMİR, Şevval ŞİMŞEK, Neriman Nur AKKIN, Armin Jafarzad YEKANEH, Alkım Barış TAŞ, Birol TOPÇU, Bilun GEMİCİOĞLU, Buket ÇALIŞKANER ÖZTÜRK, Ersan ATAHAN, Tuba MUTLU, Nihal ENŞEN
Namık Kemal Medical Journal - 2026;14(1):78-85
Amaç: Bu çalışma, koronavirüs hastalığı 2019 (COVID-19) enfeksiyonu nedeniyle pulmoner emboli (PE) gelişen hastalarda, platelet fonksiyonunda kritik rol oynayan glikoprotein Glikoprotein IIb/IIIa (GPIIb/IIIa) serum seviyeleri ile ITGB3 genindeki rs5918 polimorfizmi ve biyokimyasal parametreler (platelet sayısı, D-dimer, fibrinojen, ortalama platelet hacmi, C-reaktif protein) arasındaki olası ilişkileri araştırmayı amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, 2020-2022 yılları arasında COVID-19 tanısı konmuş 80 yetişkin hastadan alınan DNA ve serum örnekleri kullanılarak yürütülmüştür. Hastalar PE pozitif PE(+) ve PE negatif PE(-) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. rs5918 polimorfizmi, gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu sistemi üzerinde TaqMan tek nükleotid polimorfizmi genotipleme yöntemi ile analiz edilmiştir. Serum GPIIb/IIIa seviyeleri ELISA yöntemi ile ölçülmüştür. Demografik, hematolojik ve biyokimyasal veriler hasta kayıtlarından elde edilerek istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Bulgular: PE(+) grubunda platelet sayısı (p=0,007) ve D-dimer seviyeleri (p<0,001) anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. GPIIb/IIIa serum seviyeleri açısından PE(+) ve PE(-) grupları arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir (p=0,42). Gruplar arasında rs5918 genotip ve allel dağılımları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bununla birlikte, D-dimer seviyelerinde genotiplere göre anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Sonuç: Rs5918 polimorfizmi ve GPIIb/IIIa serum seviyeleri COVID-19 hastalarında PE gelişimi ile doğrudan ilişkili olmasa da, genetik varyasyonun bazı koagülasyon parametrelerini etkileyebileceği düşünülmektedir. Bu bulgular, COVID-19 ile ilişkili trombotik süreçlerin genetik belirleyicilerini araştıran daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir.