Ahmet Emre HATIR, Ahmet ÇİZMECİOĞLU, Ömer Mücahit KEMERCİ
Hipokrat Tıp Dergisi - 2026;6(2):70-77
Arka plan Koronavirüs Hastalığı 2019 (COVID -19), biyokimyasal ve hematolojik belirteçlerde anlamlı değişimlere neden olmaktadır; ancak mevcut çalışmaların büyük çoğunluğu yalnızca tek bir zaman noktasındaki ölçümlere odaklanmaktadır. Bu çalışma, hastanede yatan COVID -19 hastalarında kan biyobelirteçlerinin iki zaman noktasındaki değişimlerini karakterize etmeyi ve bu değişimlere dayalı keşifsel hasta alt gruplarını belirlemede K -means ve Gaussian Mixture Model (GMM) kümeleme yaklaşımlarını değerlendirmeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntemler Hastanede yatan 120 COVID -19 hastası üzerinde retrospektif bir analiz yapıldı. Hastalar klinik sonuçlarına göre (şifa ile taburcu veya ileri tedavi için sevk) gruplandırıldı. Seçilen kan parametrelerindeki değişimler (yatış ve taburculuk) hesaplandı ve K -means ile GMM kullanılarak kümeleme analizine tabi tutuldu. İki boyutlu görselleştirme için Temel Bileşenler Analizi (PCA) uygulandı. Kümelemenin iç geçerliliği Silhouette skoru ve Davies -Bouldin indeksi ile değerlendirildi. Bulgular Her iki kümeleme yöntemi de iki zaman noktasındaki biyobelirteç değişim örüntüleri ve klinik sonuçlar açısından farklılık gösteren hasta alt grupları belirledi. K -means Küme 2 ve GMM Küme 1, CRP'de belirgin düşüş ve minimal lökosit artışı ile karakterize edilen %100 iyileşme oranı gösterdi. K -means, iç geçerlilik metriklerinde GMM'den daha iyi performans sergiledi (Silhouette: 0,191 vs. 0,161; Davies -Bouldin: 1,61 vs. 1,78). Özellikle, CRP düzeylerinde yetersiz düşüş ile birlikte yüksek lökosit seviyeleri gösteren hasta kümeleri, daha olumsuz iyileşme süreçleriyle ilişkilendirildi. Sonuç Hastanede yatan COVID -19 hastalarında rutin kan biyobelirteçlerinin iki zaman noktasındaki değişimleri klinik sonuçlarla ilişkili bulunmuştur. K -means, üç bileşenli GMM çözümüne kıyasla biraz daha olumlu iç geçerlilik ölçütleri göstermiş olmakla birlikte, her iki yöntemde de küme ayrışımı sınırlıydı. Bu keşifsel bulgular, ileriye dönük bir sonuç tahmininden ziyade retrospektif alt grup karakterizasyonunu temsil etmekte olup, daha büyük ve bağımsız kohortlarda doğrulanmalıdır.