COVID-19 PANDEMİSİ DÖNEMİNDE FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN BAŞVURU TANILARININ İNCELENMESİ

DAMLA CANKURTARAN, NİHAL TEZEL

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bilimleri Dergisi - 2021;24(1):27-32

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dışkapı Eğitim Araştırma Hastanesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniği, Ankara, TÜRKİYE

 

Amaç: Koronavirüs hastalığı-2019 [coronavirus disease-2019 (COVID-19)] pandemisi döneminde fiziksel tıp ve rehabilitasyon (FTR) polikliniğine başvuran hastaların, başvuru tanılarının retrospektif olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: 15 Mart- 31 Mayıs dönemlerinde FTR polikliniğine başvuran hastalar incelenmiştir. Hastalar, 20 yaş altı, 20-64 yaş ve 65 yaş ve üzeri olarak 3 gruba, başvuru zamanları da 5 gruba ayrılmıştır. Yaş gruplarına göre başvuru zamanları, başvuru tanıları ve farklı yaş gruplarında başvuru tanılarının sıklığı incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya, 2.214 hasta dâhil edilmiştir. Hastaların FTR polikliniğine en sık başvuru tanıları; nonspesifik eklem hastalığı, intervertebral disk hastalığı ve lumbalji olarak saptandı. En sık başvuru tanıları, 20 yaş altında serebral palsi, 65 yaş ve üzerinde nonspesifik eklem ağrısı olarak saptandı. Diğer tanılar incelendiğinde omuz lezyonları, fibromiyalji, nöropati ve ankilozan spondilit tanılı hastaların başvuru sayılarının, diğer tanılara göre daha fazla olduğu görüldü. 20 yaş altı ile 65 yaş ve üstü hastaların toplam yüzde değerlerinde, FTR polikliniğine başvuru zamanlarında fark görülmezken, 20-64 yaş grubu ile 20 yaş altı, 65 yaş ve üstü yaş grupları arasında anlamlı fark saptandı (sırasıyla; p=0, 012, p=0, 001). Sonuç: COVID-19 pandemisi döneminde uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarının ve COVID-19 olgu sayısındaki artışın, hastaların polikliniğe başvuru sayısını azalttığı görüldü. Ağrı, hastaların FTR polikliniğine başvurmasında önemli bir semptomdur. Bu nedenle FTR hekimleri olarak gelecekteki olası pandemi dönemlerinde kullanılabilecek tele-tıp ve tele-rehabilitasyon ile tedavi, takip yöntemleri ve ağrıya yönelik 1. basamak stratejilerinin geliştirilmesinin faydalı olacağını düşünmekteyiz.