HAYRİYE YILMAZ, GÜLŞAH ÖZSOY, İSMAİL ÖZSOY
TOGÜ Sağlık Bilimleri Dergisi - 2022;2(3):250-259
Amaç: Çalışmanın temel amacı, COVID-19 pandemisi sırasında bel ağrısı olan hastalarda ağrı şiddetinin olası belirleyicilerini araştırmaktı. Çalışmanın ikinci amacı, pandemi öncesi, izolasyon ve kontrollü sosyal yaşam dönemleri arasındaki ağrı şiddetini karşılaştırmaktı. Gereç ve Yöntem: Bel ağrısı olan otuz dört kişi çalışmaya dahil edildi. Üç farklı dönem (pandemi öncesi, izolasyon ve kontrollü sosyal hayat dönemleri) değerlendirildi. Ağrı şiddeti Vizüel Analog Skala (VAS) ile değerlendirildi. Gün içindeki oturma ve yürüme süresi sorgulandı. Bulgular: VAS (p=0,001, η2=0,220), oturma süresi (p<0,001, η2=0,660) ve yürüme süresindeki (p<0,001, η2=0,587) zaman içindeki değişiklikler (pandemi öncesi, izolasyon ve kontrollü sosyal hayat dönemleri) istatistiksel olarak anlamlıydı. En düşük yürüme süresi (p<0,001), en yüksek oturma süresi (p<0,001) ve en kötü VAS skoru (p=0,001) izolasyon dönemindeydi. İzolasyon döneminde VAS skoru ile oturma süresi ilişkiliydi (r=0,471, p=0,005). Doğrusal regresyon analizi, oturma süresinin izolasyon döneminde VAS skorundaki varyansın %19,8’ini açıklayarak VAS skorunun anlamlı ve bağımsız bir belirleyicisi olduğunu gösterdi. Sonuç: İzolasyon döneminde fiziksel aktivite (oturma ve yürüme süresi) en düşükken ağrı şiddeti en yüksekti. Bu çalışma, oturma süresinin, izolasyon dönemi sırasında bel ağrısı olan hastalarda ağrı şiddetinin bağımsız bir belirleyicisi olduğunu ileri sürmektedir. Ağrı şiddeti, COVID-19 salgını sırasında bel ağrısı olan hastalarda fiziksel aktiviteyi arttırarak ve oturma süresini kısaltarak azaltılabilir.