Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

COVID-19 PANDEMİSİNİN KADIN SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ANORMAL UTERİN KANAMA, DİSMENORE VE PREMENSTRÜEL SENDROM DENEYİMLERİNE ETKİSİ

Büşra GÖK, Şengül YAMAN SÖZBİR, Ayten ŞENTÜRK ERENEL

Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;17(1):0-0

Tarsus University, Health Services Vocational School, Tarsus, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, COVID-19 pandemisi sırasında Türkiye' de görev yapan kadın sağlık çalışanlarının anormal uterin kanama (AUB), dismenore ve premenstrüel sendrom deneyimlerinin pandemi öncesi döneme göre değişip değişmediğini, değişimin yönünü ve bu değişim üzerindeki etki büyüklüğünü belirlemektir. Yöntemler: Tanımlayıcı ve ilişkisel nitelikteki bu çalışma, pandemi sürecinde bir sağlık kuruluşunda aktif olarak çalışan 194 kadın sağlık çalışanı ile yürütülmüştür. Veriler Katılımcı Bilgi Formu ve Premenstrüel Sendrom Ölçeği ile online olarak toplanmıştır. Verilerin analizinde McNemar Testi, Odds Oranı, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Kısmi Eta Kare Analizi, Eşleştirilmiş Örneklem T Testi ve Tekrarlı Ölçümler d Katsayısı kullanılmıştır. Bulgular: Dismenore (OR: 28.462 [%95 GA: 9.563-84.707]), anormal uterin kanama (OR: 25.490 [%95 GA: 10.046-64.678]) ve PMS'nin (OR: 22.708 [%95 GA: 7.891-65.348]) pandemi sırasında arttığı bulundu. PMS şiddeti artan kişi sayısının pandemi sırasında arttığı ve pandeminin bu artış üzerindeki etki büyüklüğünün çok yüksek olduğu bulunmuştur (eta2:0.25). Sonuç: COVID-19 pandemisi sırasında aktif olarak görev alan kadın sağlık profesyonelleriyle yapılan bu çalışmada, pandemi sırasında dismenore için 28,5 kat, anormal uterin kanama için 25,5 kat ve PMS için 23 kat daha fazla risk artışı olduğu bulunmuştur. Bu bağlamda pandemi gibi büyük krizlerin yönetiminde aktif rol alan kadın sağlık profesyonellerinin yaşam kalitelerini ve iş başarılarını artırmak için adet sorunlarını etkin bir şekilde yönetmeleri için önlemler alınmalıdır.