Betul GUZELYUZ, Pınar Çiğdem KOCAEL
Akdeniz Tıp Dergisi - 2026;12(2026):1-6
Amaç Çalışmada COVID-19 pandemisinin Meme Polikliniği başvurularına hem başvuru oranı ve nedeni hem de saptanan hastalık ve sonuç yönünden etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler Çalışmada, üçüncü basamak bir merkezde Meme Polikliniğine COVID-19 pandemisinde ve pandemi öncesinde başvuran hastalar retrospektif karşılaştırılmıştır. Hastaların yaş, cinsiyet, aile öyküsü, başvuru nedenleri (rutin kontrol, ilk kez kontrol, başka birimlerce yönlendirilme ve aktif şikâyet) ve BIRADS 5 lezyon varlığı kaydedilmiştir. İstatistiksel analizlerde IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS, Türkiye) kullanılmıştır. Nicel veriler tanımlayıcı metodlarla (ortalama, standart sapma, medyan, frekans, oran, minimum, maksimum), nitel veriler Pearson Chi-Square ve Fisher's Exact testle değerlendirilmiştir. p<0.05 olan değerler istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular Başvuru sayısı pandemi öncesi dönemde 561 iken pandemi döneminde 367'dir. Yaş, cinsiyet, aile öyküsü, BIRADS 5 lezyon bulunması ve ilk kez kontrol amacıyla başvuranların oranı her iki dönemde benzerdir (p>0,05). Ancak rutin kontrol amacıyla başvuru pandemide %25,9 (n=95) ve başka kliniklerce yönlendirilme pandemide %14,7 (n=54) olup her ikisinde de oran pandemi öncesi dönemde daha yüksektir (sırasıyla p=0,047, p=0,001). Aktif şikâyetle başvuranlar pandemide %52,9 (n=194) olup bu oran pandemi öncesi dönemde daha düşüktür. (p=0,001). Bununla birlikte başvuru sebebi aktif şikâyet olanların oranı her iki dönemde diğer tüm başvuru nedenlerinden fazladır (sırasıyla %66 ve %52,9). Sonuç Çalışmadan elde edilen verilerde COVID-19 pandemisinin, aktif meme şikâyetleri olan hastalarda poliklinik başvurularında aksamaya neden olduğu, ancak rutin kontrol hastalarını etkilemediği görülmektedir.