COVID-19 PANDEMİSİNİN RESPİRATUAR SİNSİTYAL VİRÜS SEZONUNDA ÜÇÜNCÜ BASAMAK BİR HASTANENİN TOPLUM KÖKENLİ YENİDOĞAN PNÖMONİSİ BAŞVURULARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

SARKHAN ELBAYİYEV, FUAT EMRE CANPOLAT, GÜLSÜM KADIOĞLU ŞİMŞEK, İZZET ÖZGÜRLÜK, AYBÜKE YAZICI, HAYRİYE GÖZDE KANMAZ KUTMAN

Forbes Tıp Dergisi - 2022;3(3):308-313

Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Şehir Hastanesi, Neonatoloji bölümü, Ankara, Türkiye

 

Amaç: Halihazırda, yeni Şiddetli Akut Solunumsal Sendrom-Koronavirüs-2’nin neden olduğu pandemi döneminde toplum kaynaklı enfeksiyonlara neden olan solunum yolu virüslerinin insidansı hakkında çelişkili veriler bulunmaktadır. Yöntem: Bu çalışmaya, Koronavirüs hastalığı-2019 (COVID-19) pandemisi öncesi dönemde (Ekim 2019-Mart 2020) ve COVID-19 pandemisi sonrası dönemde (Ekim 2020-Mart 2021) respiratuvar sinsityal virüs (RSV) mevsiminde şüpheli toplum kökenli yenidoğan pnömonisi nedeniyle yenidoğan yoğun bakım ünitesine kabul edilen hastaların verileri retrospektif olarak değerlendirildi. BULGULAR: Toplam 869 hasta kaydı tarandı. COVID-19 pandemisi öncesi dönemde 70 hasta (%22) ve COVID-19 pandemisi sonrası dönemde 15 hasta (%6,8) seçim kriterlerini karşıladı ve analize dahil edildi. COVID-19 pandemisi öncesi ve sonrası dönemde sırasıyla hastaların %57,1 ve %73,3’ünü erkekler oluşturuyordu (p=0,245), doğumdaki ortalama gebelik yaşı 37±2 ve 35±3 haftaydı (p=0,007), ortalama doğum ağırlığı 3045±601 ve 2386±840 g (p=0,001), doğum sonrası ortalama başvuru yaşı 9±3 ve 7±1 gün (p=0,177), hastanede kalış süresi ortalama 9±3 ve 7±1 gün idi (p=0,023). COVID-19 pandemisi öncesi dönemde 42 (%60) hastada, COVID-19 pandemisi sonrası dönemde 2 (%13,3) hastada RSV tespit edildi (p=0,001). SONUÇ: COVID-19 sonrası dönemde toplum kökenli pnömoni nedeniyle hastaneye yatışlarda 3 kat azalma gözlendi. COVID-19 pandemisi sırasında maske kullanımı, el yıkama, sosyal mesafe ve sokağa çıkma yasağı gibi kurallara sıkı sıkıya uyulması neonatal pnömonideki azalmayı açıklayabilir.