Ferhat ASLAN, Mustafa DEMİR, Ruşen ATMACA, Bülent YILMAZ
Jinekoloji-Obstetrik ve Neonatoloji Tıp Dergisi - 2026;23(3):327-331
Amaç: Bu çalışma, 1 Ocak 2019 ile 31 Aralık 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilen taze ve donmuş-çözülmüş embriyo transfer sikluslarının sonuçlarını karşılaştırarak COVID-19 pandemisinin yardımcı üreme teknikleri (ART) üzerindeki etkisini değerlendirmek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Gaziantep Gazi Novafertil Tüp Bebek Merkezi'nde 1 Ocak 2019 ile 31 Aralık 2020 tarihleri arasında IVF/ICSI tedavisi uygulanan kadın hastaların verileri retrospektif olarak incelendi. Pandemi öncesi (2019) ve pandemi dönemi (2020) arasında karşılaştırılan parametreler; hasta yaşı, önceki deneme sayısı, toplanan oosit sayısı, transfer edilen embriyo sayısı, embriyo transfer günü ve klinik gebelik oranıydı. Normal dağılım gösteren veriler ortalama +/- standart sapma, normal dağılmayan veriler ise medyan (çeyrekler arası aralık) olarak sunuldu. Bulgular: Toplam 2.231 embriyo transfer siklusu analiz edildi; bunların 1.367'si taze, 864'ü donmuş-çözülmüş embriyo transfer siklusuydu. Taze sikluslarda hastaların ortalama yaşı 2019 yılında 31.87 +/- 6.66, 2020 yılında 31.03 +/- 6.64 yıl idi. Ortalama yaş ve önceki deneme sayısı 2019 yılında 2020'ye göre anlamlı olarak daha yüksekti (sırasıyla p=0.021 ve p=0.002), ancak klinik gebelik oranı açısından anlamlı fark saptanmadı (p=0.094). Donmuş-çözülmüş sikluslarda ortalama yaş 2019 yılında 31.09 +/- 5.68, 2020 yılında 31.18 +/- 5.82 yıl idi. Yaş, önceki deneme sayısı, embriyo transfer günü, transfer edilen embriyo sayısı ve klinik gebelik oranı açısından 2019 ve 2020 yılları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Sonuç: Bu çalışma, COVID-19 pandemisinin taze embriyo transfer sikluslarında hasta özellikleri ve transfer stratejilerinde değişikliklerle ilişkili olmasına rağmen klinik gebelik oranlarını anlamlı olarak etkilemediğini göstermiştir. Donmuş-çözülmüş embriyo transfer siklusları pandemi koşullarından daha az etkilenmiş ve daha stabil sonuçlar vermiştir. Bu bulgular, donmuş embriyo transferinin küresel sağlık krizleri sırasında güvenli ve sürdürülebilir bir seçenek olabileceğini düşündürmektedir.