Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

COVİD-19 SEPSİSİ FARKLI BİR SEPSİS FENOTİPİ OLABİLİR Mİ? BENZERLİKLERİ VE FARKLILIKLARI İLE COVİD-19 PNÖMOSEPSİSİ

ÖZLEM MELİKE EKŞİ, ZAFER ÇUKUROVA, MEHMET SÜLEYMAN SABAZ, SİNAN AŞAR, YASEMİN TEKDÖŞ ŞEKER, YASER PEKTAŞ, GÜLSÜM OYA HERGÜNSEL

Türk Yoğun Bakım Dergisi - 2024;22(2):132-143

University of Healthy of Sciences Turkey, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Training and Research Hospital, Clinic of of Anesthesiology and Reanimation, İstanbul, Turkey

 

(8,2±2,9’a karşı 7,2±3,7; p<0,0001) ve takipte (8,9±4,9’a karşı 7,8±3,7; p=0,002) anlamlı olarak yüksekti. Hastaların ortalama yaşı COVİD-19 olmayan sepsis grubunda 65,4±17,2, COVİD-19 sepsis grubunda 57,9±17,1 idi (p<0,0001). Mekanik ventilatörde geçirilen gün sayısı COVİD-19 sepsis grubunda anlamlı olarak yüksekti (p=0,018). Toplam 299 hastada (%41,7) mortalite saptandı ve iki grup arasında anlamlı fark görülmedi (p=0,592). Sonuç: Yaş ortalaması daha düşük ve komorbiditeleri daha az olan hasta popülasyonuna rağmen, COVİD-19 sepsis hastalarında YBÜ’ye yatış ve takiplerinde organ disfonksiyonunun daha fazla olduğu görüldü. Hızlı tanı ve uygun antimikrobiyal tedavi ile sepsise neden olan patojen kontrol altına alınabilirken, COVİD19 sepsisinde uygun antiviral tedavi ile organ hasarı kontrol altına alınamamaktadır. COVİD-19 sepsisinde mekanizması henüz tam olarak aydınlatılamayan yüksek mortalite ve morbiditeye neden olan hasar ve immünomikrotromboz sonucunda sekonder organ hasarı daha belirgin olabilmektedir.