ARBİL AÇIKALIN, EMİNE KILIÇ BAĞIR, GONCAGÜL TORUN, BERNA TOTAN ATEŞ, ŞEYDA ERDOĞAN, AYSUN UĞUZ, MELEK ERGİN, SELİM BÜYÜKKURT, FATMA TUNCAY ÖZGÜNEN, NURDAN TUNALI, DERYA GÜMÜRDÜLÜ
Türk Patoloji Dergisi - 2014;30(3):189-194
Amaç: Türkiye’nin Çukurova bölgesi için referans merkez konumunda olan ve oldukça geniş otopsi serisi içeren kurumumuzda yapılan fetal otopsi olgularını, değerlendirerek perinal ölüm nedenlerini tespit etmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ocak 2000 ve Aralık 2012 yılları arasında kurumumuza gelen 2150 adet otopsi raporu yeniden değerlendirildi. Olgular tanılarına göre gruplandırıldı. Ayrıca konjenital malformasyonlar yer aldıkları sistemlere göre alt gruplara ayrıldı. Bulgular: Toplam 2150 olgunun 1619’unda (%73,3) patolojik bulgu saptandı. En sık patoloji %68,2 oranında konjenital malformasyonlar idi. Nöral tüp defektleri ve santral sinir sistemi anomalileri en sık malformasyon idi (%28,8). Bunu sırasıyla ürogenital sistem (%11,4) ve kas-iskelet sistemi (%8,3) takip etmekteydi. Bunun yanısıra, 109 olguda (%9,3) çoklu sistem tutulumu gösteren malformasyon sendromları tanımlandı. Sonuç: Fetal otopsi prosedürü, son yıllarda sayısal düşüş göstermekle birlikte, özellikle gebelik beklentisi olan kişiler için, prenatal tarama yöntemlerine tanısal katkısı olmakta ve malformasyonun yineleme olasılığı hakkında öngörü sağlamaktadır.