Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

CUSHİNG HASTALIĞI REMİSYON DEĞERLENDİRMESİNDE NÖTROFİL LENFOSİT ORANININ YERİ

MAHMUT CAMLAR, BERRA BİLGİN, MERVE ÖREN, BURAK KINALI, SEÇİL ERDEN MELİKOĞLU, NURPERİ GAZİOGLU

Anatolian Journal of General Medical Research - 2020;30(1):39-43

Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroşirürji Anabilim Dalı, İzmir

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Son yıllarda nötrofil lenfosit oranı bazı beyin tümörü tiplerini de içeren pek çok kanser için erken prognostik faktörlerden biri olarak tanımlanmıştır. Çalışmanın amacı Cushing hastalarında operasyon öncesi ve sonrası nötrofil lenfosit oranları ile remisyon arası ilişkiyi araştırmaktır. YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışma Cushing hastalığı tanısıyla 1997 ila 2017 yılları arasında tek bir cerrah (NG) tarafından opere edilmiş ardışık 162 hastanın bilgileri retrospektif olarak araştırılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma kriterlerini karşılayan 24 hastanın operasyon öncesi, postoperatif 1.gün ve postoperatif 3.ay tam kan sayımı değerlerinden hesaplanan nötrofil lenfosit oranları ile erken remisyon ve 3. ay remisyona girmiş olma durumları karşılaştırılarak arasındaki ilişki araştırıldı. BULGULAR: Preoperatif, postoperatif 1.gün ve postoperatif 3. ay nötrofil lenfosit oranının erken remisyona giren hasta grubunda (p = 0.001) ve erken remisyona girmeyen grup hastalarda da ( p = 0.002) anlamlı farklı olduğu gözlendi. Ancak 3.ay remisyona giren grupta ve remisyona girmeyen grupta ölçülen nötrofil lenfosit oranları arası fark anlamlı bulunmadı. Uzun dönem takipte olup remisyonda olan ve remisyona girmemiş olguların operasyon öncesi, postoperatif 1.gün ve postoperatif 3. ayda bakılan nötrofil lenfosit oranları arasında anlamlı bir fark bulundu. Ancak uzun dönem takiplerinde remisyonda olan hastalar (p=0.001) ile remisyona girmemiş hastaların (p = 0.005) oranları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. TARTIŞMA ve SONUÇ: Cushing hastalığı stres hormonları ile direkt bağlantılı bir hastalıktır ve bunun nötrofil lenfosit oranlarına etkisi kaçınılmazdır. Daha geniş serilerle yapılacak çalışmalar bu konuya ışık tutacaktır.