Burçin Şeyda KARACA, Ahmet GÜLEÇ
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;23(3):399-407
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanılı çocuk ve ergenlerde ev içi internet kullanım alışkanlıkları, ailesel sosyodemografik özellikler ve klinik hastalık şiddeti arasındaki ilişkiyi incelemektir.Materyal ve metod: Bu retrospektif ve tanımlayıcı çalışmaya, 2023-2025 yılları arasında Balıkesir Şehir Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniği'nde izlenen, 6-17 yaş aralığında DEHB tanılı 81 çocuk ve ergen dahil edilmiştir. Klinik hastalık şiddeti Clinical Global Impression-Severity (CGI-S) ölçeği ile değerlendirilmiştir. İlk internet kullanım yaşı, günlük internet ve dijital oyun kullanım süreleri, dijital cihaz sahipliği, ev içi internet kullanım kuralları ile birlikte ailesel sosyodemografik özellikler değerlendirilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkiler tüm örneklemde Pearson korelasyon analizi ile incelenmiş; CGI-S puanının bağımsız yordayıcıları ise farmakolojik tedavi almayan katılımcılarda gerçekleştirilen üç aşamalı hiyerarşik çoklu doğrusal regresyon analizi ile incelenmiştir.Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 9,77+/-3,00 yıl olup %70,4'ü erkekti. İlk internet kullanım yaşı ortalaması 5,97+/-2,64 yıl olarak bulundu. CGI-S puanları; baba yaşı, babanın günlük internet kullanım süresi ve tablet edinme yaşı ile anlamlı ilişki gösterdi. Farmakolojik tedavi almayan katılımcılarda gerçekleştirilen hiyerarşik regresyon analizinde, dijital yaşam değişkenlerinin modele eklenmesiyle açıklanan varyans %59,5'e yükseldi. Nihai modelde babanın günlük internet kullanım süresi, CGI-S puanının en güçlü bağımsız yordayıcısı olarak belirlendi (beta=0,572; p=0,001).Sonuç: DEHB tanılı çocuk ve ergenlerde klinisyen tarafından değerlendirilen klinik hastalık şiddeti yalnızca bireysel özelliklerle değil, aynı zamanda ev içi dijital yaşam alışkanlıkları ve ebeveynlerin dijital medya kullanım davranışları ile de ilişkilidir. Bu bulgular, DEHB'li çocuk ve ergenlerin klinik değerlendirme ve yönetim sürecinde aile bağlamındaki dijital yaşam özelliklerinin de sistematik olarak değerlendirilmesinin önemini göstermektedir.