Furkan ERDOĞAN, Tolgahan CENGİZ, Şafak Aydın ŞİMŞEK, Bedirhan ALBAYRAK, Bahattin Çağdaş AKMAN, Hüseyin Sina COŞKUN
Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Dergisi - 2026;32(6):722-726
AMAÇ: Pediatrik femur boyun kırıkları nadirdir; ancak avasküler nekroz (AVN), erken fiz kapanması ve koksa vara gibi komplikasyon riski yüksektir. Stabil internal fiksasyon gerekli olmakla birlikte, optimum kanüllü vida sayısı hâlen tartışmalıdır. Bu çalışma, homojen bir Delbet tip II kırık kohortunda iki ve üç vidalı fiksasyonun klinik ve radyolojik sonuçlarını karşılaştırmayı amaçlamaktadır. GEREÇ VE YÖNTEM: Yaralanmadan sonraki üç gün içinde tedavi edilen ve en az beş yıl takip edilen otuz altı çocuk retrospektif olarak analiz edildi. Tüm kırıklar iki veya üç kanüllü vida kullanılarak tespit edildi. Cerrahi değişkenler arasında redüksiyon kalitesi, vida sayısı, fiz penetrasyonu, vida-boyun alan oranı ve kortikal parçalanma varlığı yer aldı. Hastalar iki yaş grubuna (<10 ve >=10 yaş) ayrıldı. Komplikasyonlar (AVN, erken fiz kapanması ve koksa vara) radyografik olarak değerlendirildi ve belirlenmiş kriterlere göre sınıflandırıldı. İstatistiksel karşılaştırmalar uygun parametrik ve parametrik olmayan testler kullanılarak yapıldı. BULGULAR: Daha büyük çocuklarda (>=10 yaş) toplam komplikasyon, AVN ve fiz kapanması oranları daha yüksek bulundu; ancak farklar istatistiksel olarak anlamlı değildi. Medial veya posterior kortikal parçalanma komplikasyon oranlarını anlamlı ölçüde artırdı. Fiz penetrasyonu, erken fiz kapanması riskini belirgin şekilde artırdı (p=0.045). Redüksiyon kalitesi sonuçlarla güçlü korelasyon gösterdi; kabul edilemez redüksiyonlar anlamlı derecede daha yüksek AVN ve erken fiz kapanması oranları ile ilişkiliydi. Vida sayısı, genel komplikasyon oranlarını veya spesifik olumsuz sonuçları anlamlı olarak etkilemedi. Vida-boyun alan oranı, komplikasyon gelişen hastalarda daha yüksek değerlere eğilim gösterdi; ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. SONUÇ: Pediatrik Delbet tip II femur boyun kırıklarında postoperatif sonuçların temel belirleyicileri anatomik redüksiyonun sağlanması ve fiz penetrasyonundan kaçınılmasıdır. Redüksiyonun yeterli olduğu ve biyolojik yapıların korunduğu durumlarda, iki veya üç vida kullanımı benzer uzun dönem sonuçlar vermektedir.