Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

DEMİR EKSİKLİĞİNİN BAĞIŞIKLIK PARAMETRELERİ, BELLEK B HÜCRELERİ VE ENFEKSİYON BULGULARI ÜZERİNE ETKİSİ: PREMENOPOZAL KADINLARDA BİR KOHORT ÇALIŞMASI

Tuğba ÖNALAN, Fatih ÇÖLKESEN, Şevket ARSLAN, Mehmet Emin GEREK, Fatma Arzu AKKUŞ, Recep EVCEN, Mehmet KILINÇ, Filiz SADİ AYKAN

Genel Tıp Dergisi - 2025;35(6):1165-1177

Department of Clinical Immunology and Allergy, Faculty of Medicine, Necmettin Erbakan University, Konya, Türkiye

 

Giriş: Demir eksikliği anemisi (DEA), genel toplumda enfeksiyon sıklığındaki artışla ilişkilendirilen bir durumdur ve premenopozal kadınlarda daha sık görülmektedir. Humoral immünite ve immün hafıza üzerine yapılan klinik araştırmalar, laboratuvar temelli çalışmalara kıyasla sınırlıdır. Amaç: Bu çalışmada, premenopozal kadınlarda demir eksikliği (DE) ve DEA'nın immün yanıt üzerindeki etkileri; immünoglobulin düzeyleri, lenfosit alt grupları, bellek B hücresi (BBH) miktarları ve enfeksiyon öyküsü açısından değerlendirilmiştir. Yöntem: Bir tersiyer referans merkezinin immünoloji polikliniğine 2017 ile 2024 yılları arasında başvuran 180 premenopozal kadın çalışmaya dahil edildi. Enfeksiyon öyküsü, rutin görüşmelerde uygulanan altı soruluk standart bir form ile kaydedilmiş; elde edilen bilgiler reçeteler, radyolojik görüntüler ve hekim kayıtları üzerinden ulusal sağlık sisteminde doğrulanmıştır. Ölçülen parametreler arasında hemoglobin, ferritin, immünoglobulinler (IgG, A, M), IgG alt grupları, lenfosit alt grupları (CD3+, CD4+, CD8+, CD19+, CD16+56+) ve BBH'ler (CD19+CD27+IgM-IgD-) yer almıştır. Katılımcılar DEA, DE ve hemoglobin ile ferritin düzeyleri normal olan kontrol grubu olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. Bulgular: DEA grubunda toplam lenfosit sayısı (1961.8+/-608.9 vs 2275.9+/-702.4 hücre/µL, p=0.008), NK hücre sayısı (167.7+/-90.3 vs 230.5+/-109.4 hücre/µL, p=0.020), BBH sayısı (21.9+/-10.5 vs 33.8+/-18.6 hücre/µL, p=0.003) ve B hücreleri içindeki BBH yüzdesi (%12.2+/-4.5 vs %14.4+/-8.4, p=0.045) kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha düşüktü. Serum IgG düzeyi (10.2+/-2.0 vs 11.6+/-2.9 g/L, p=0.017) ve özellikle IgG1 düzeyi (6.2 +/-1.3 vs 7.8+/-2.4 g/L, p=0.003) de DEA grubunda düşük bulundu. Ayrıca, son 3 yıl içinde iki veya daha fazla radyolojik olarak doğrulanmış pnömoni öyküsü DEA grubunda kontrol grubuna göre daha sık saptandı (%29.4 vs %9.9, p=0.021). Sonuç: DEA'lı premenopozal kadınlarda lenfosit, IgG, IgG1, NK ve BBH düzeylerindeki azalma ile birlikte tekrarlayan pnömoni sıklığındaki artış, patojenlere karşı bağışıklık yanıt kapasitesinde bir azalmaya işaret ediyor olabilir. Bellek B hücrelerinin enfeksiyonlara veya aşılara karşı uzun süreli immün yanıtların oluşumundaki rolü göz önünde bulundurulduğunda, DEA ile BBH düzeyleri arasındaki olası ilişki, uzun vadeli bağışıklığın sürdürülebilirliği açısından araştırmaya açık bir alan olarak değerlendirilebilir.