Tuğba Nur TAYGURT, Gökhan ERDEM, Süleyman TAYGURT, Muhammed Nezih KOÇ
Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Dergisi - 2026;32(6):694-701
AMAÇ: Bu retrospektif çalışma, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrası crush ve kompartman sendromu nedeniyle cerrahi müdahale (fasyotomi ve/veya ampütasyon) gerektiren hastalarda anestezi yönetimini, intraoperatif destek stratejilerini ve 60 günlük klinik sonuçları değerlendirmeyi amaçlamıştır. Çalışma, mortaliteyi öngören belirteçleri belirleyerek afet tıbbı alanına katkı sağlamayı hedeflemektedir. GEREÇ VE YÖNTEM: Tek merkezli olarak yürütülen bu çalışma kapsamında, 6 Şubat-6 Nisan 2023 tarihleri arasında acil cerrahi uygulanan 64 hastanın verileri incelenmiştir. Demografik bilgiler, hastaların ASA (Amerikan Anesteziyoloji Derneği) fiziksel durum sınıflandırması, uygulanan anestezi teknikleri, operasyon sırasında verilen destek tedavileri ve 60 günlük takip süresince elde edilen klinik sonuçlar (mortalite, böbrek fonksiyonları, kas nekrozu belirteçleri) retrospektif olarak toplanmış ve analiz edilmiştir. BULGULAR: Hastaların büyük çoğunluğu (%93.8) sistemik instabilite nedeniyle genel anestezi altında ameliyat edilmiştir. Bu durum, travmatik yaralanmaların ve crush sendromunun sistemik etkilerinin anestezi seçimindeki belirleyici rolünü göstermektedir. 60 günlük takip sürecinde mortalite oranı %11.1 olarak belirlenmiştir. Fasyotomi sonrası kas nekrozu belirteçleri olan CK, AST ve ALT seviyelerinde anlamlı düşüşler gözlenmiştir. Bu bulgu, geç uygulanan fasyotominin dahi sistemik toksik yükü azaltmada etkili olabileceğini ortaya koymaktadır. En önemli bulgulardan biri, preoperatif albümin/laktat oranının mortalite için güçlü ve bağımsız bir öngörücü olarak saptanmasıdır. Bu oran, hastaların risk sınıflandırması ve prognoz tahmini için pratik bir biyobelirteç olarak öne çıkmaktadır. SONUÇ: Deprem sonrası crush ve kompartman sendromu gibi durumlarda hastaların şiddetli sistemik instabilitesi nedeniyle genel anestezi, bölgesel tekniklere kıyasla daha yaygın olarak tercih edilmiştir. Elde edilen veriler, fasyotomi gibi cerrahi müdahalelerin sistemik toksik yükü başarılı bir şekilde düşürdüğünü ve hasta sonuçlarını iyileştirebileceğini göstermektedir. Ayrıca, preoperatif albümin/laktat oranı gibi basit bir biyobelirtecin, özellikle kısıtlı kaynakların olduğu afet bölgelerinde, hasta riskini ve mortaliteyi öngörmede kritik bir araç olabileceği sonucuna varılmıştır. Bu çalışma, benzer afet durumlarında anestezi ve cerrahi yönetim stratejilerinin planlanması için önemli bilgiler sunmaktadır.