ZEYNEP ÖZKÖK, NERMİN GÜRHAN
Current Research and Reviews in Psychology and Psychiatry - 2025;5(1):34-42
Doğal afetlerden biri olan deprem, meydana geldiği coğrafyada fiziksel yıkımın yanı sıra insanların yaşamlarını derinden sarsmakta ve ciddi psikolojik etkiler yaratmaktadır. Deprem sonrası genel popülasyona karşılık psikiyatri hastalarının psikolojik etkileri daha yoğun yaşadığı bildirilmiştir. Bu derleme ile psikiyatri hastalarının ve yakınlarının deprem sonrası yaşadıkları mevcut ve olası psikososyal sorunlara odaklanılması amaçlanmıştır. Deprem sonrası psikiyatri hastalarının yaşadıkları psikososyal sorunlara yönelik çalışma kısıtlı olmakla birlikte, hasta yakınlarının yaşadıkları psikososyal sorunlara yönelik bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu doğrultuda Türkçe kaynaklarda ’psikiyatri hastaları, depremler’, İngilizce kaynaklarda ’psychiatric patients, earthquakes’ anahtar kelimelerimiz ile derlediğimiz çalışmalar incelenmiştir. Yapılan literatür taramaları sonucunda psikiyatri hastalarının depresyon, umutsuzluk, öfke, hayal kırıklığı gibi duyguları yaşadıkları belirlenmiştir. Deprem sonrası intiharda artış öncelikle olmakla birlikte göçe bağlı işsizlik, ekonomik zorluklar da önemle üzerinde durulması gereken bir konulardandır. Hasta yakınlarında ise depremin etkileri ile birlikte bakım rolünün etkisinin bireyde yalnız hissetme, umutsuzluğa kapılma, çaresizlik ve suçluluk gibi duygulara yol açacağı düşünülmüştür. Tüm bu psikososyal sorunlara yönelik kısa vadede psikolojik ilk yardım, uzun vadede ise psikoeğitim, psikoterapi gibi yaklaşımların uygulanması önem arz etmektedir. Deprem sonrası hasta ve yakınlarının güvenli alana tahliyesi önemlidir. Hızlı ve sağlıklı bir şekilde gerçekleşen tahliyeler bireylerde güven duygusunu tesis eder, psikiyatrik semptomların şiddetlenmesini önler. Bu bağlamda, deprem sonrası psikososyal yaklaşımlar konusunda profesyoneller eğitilmelidir. Bu yaklaşımların uygulanması, toplum ruh sağlığının korunması ve gelişiminde önem arz etmektedir.