ÖMER FARUK UYGUR TAHA CAN TUMAN ONUR HURŞİTOĞLU
Genel Tıp Dergisi - 2022;32(3):298-303
Amaç: Bu çalışmanda depresyon hastalarında çocukluk çağı travmaları ile savunma biçimleri arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Materyal ve Metod: Bu çalışmaya depresyonlu 57 hasta ve 51 yaş-cinsiyet uyumlu sağlıklı gönüllü katıldı. Tüm katılımcılar Sosyodemografik Formu, Beck Depresyon Envanteri (BDE), Savunma Biçimleri Testi-40 (SBT-40) ve Çocukluk Travma Anketi’ni (ÇÇTÖ) doldurmuştur. İki grup arasında savunma tarzı ve çocukluk çağı travma skorlarını karşılaştırdık. Ayrıca depresyon grubunda CTQ’ya göre çocukluk çağı travması olan ve olmayan gruplar arasında savunma stilleri ve depresyon düzeyleri araştırıldı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 30.93 ± 8.43, kontrol grubunun yaş ortalaması 30.94 ± 7.05 idi. Olgun savunma biçimleri puanları, kontrol grubunda depresyon grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti. İmmatür savunma biçimleri puanları, dissosiasyon dışındaki tüm alt boyutlarda hasta grubunda istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti. BDE puanı ile ÇÇTÖ (r = 0, 560; p < 0.001), olgunlaşmamış savunma biçimleri (r = 0, 527; p < 0.001) arasında anlamlı bir pozitif korelasyon ve olgun savunma biçimleri ile negatif anlamlı bir korelasyon vardı. BDE puanı (p < 0.001) ve olgunlaşmamış savunma biçimleri (p = 0, 013) çocukluk çağı travması grubunda çocukluk çağı travması olmayan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti. Sonuç: Çalışma sonuçlarımız, çocukluk çağı travması ile depresyon hastalarında azalmış olgun savunma biçimleri ve artmış immatür savunma biçimleri arasında sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir.