Emre Erol, Derya Durusu Emek Savaş
Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar - 2026;18(1):224-243
Majör depresyon ve anksiyete bozuklukları, negatif duygudurumun öznel bildirime dayalı veya deneysel değişimleme ile geçici olarak oluşturulan gruplara göre daha uzun süreli, yoğun ve kalıcı olduğu bozukluklardır. Duygudurum uyumlu bellek etkisi, hem depresyon hem de anksiyete bozukluğu olguları ile yürütülen çalışmalarda birçok kez gösterilmiştir. Buna karşın, duygudurum uyumlu bellek yanılması etkisi daha az sayıda çalışmada incelenmiştir. Bu derlemede, Deese-Roediger-McDermott (DRM) paradigması ile depresyon ve anksiyete bozukluklarında bellek yanılmalarının oluşum mekanizmaları incelenmiş ve mevcut bulgular tartışılmıştır. Bulgular, duygudurum uyumlu bellek yanılması etkisinin depresyonda sıklıkla gözlendiğini, anksiyete bozukluklarında ise bu etkinin daha sınırlı olduğunu ortaya koymuştur. Depresyon ve anksiyete bozukluklarında, duygudurum (özellikle depresyon veya tehdit ile ilişkili kavramlar) ile uyumlu bilgilere yönelik bilişsel yanlılıklar veya yüksek aktivasyon seviyelerinin, bu bilgiler için bilişsel kontrolün veya izlemenin zorlaşmasına ve dolayısıyla bellek yanılmasına neden olabileceği değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra, çalışmalar depresyon olgularında negatif (depresyon ile ilişkili) bilgilere yönelik aktivasyon sürecine; geriye dönük çağrışım gücü, dinlenim aktivasyon seviyeleri, uzmanlık veya belirginlik gibi faktörlerin etki edebileceğine işaret etmektedir. Bu derleme, bellek yanılması teorileri bağlamında mevcut alanyazını ele almakta, yöntemsel sınırlılıklara dikkat çekmekte ve gelecekteki araştırmalar için öneriler sunmaktadır.