Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

DEPRESYON VE TİROİD HORMON İLİŞKİSİ

S S EKER, A SARANDÖL, C AKKAYA, S KIRLI

Türkiye'de Psikiyatri - 2008;10(3):116-122

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

 

Depresyon ve hipotalamo-pitüiter-tiroid ekseni arasındaki bilinen ilişki, bozukluğun yineleyici doğası ve bazı olgularda karşılaşılan direnç sorunu tiroid hormonlarının depresyon tedavisinde ve izleminde göz önünde bulundurulması gereğini doğurmuştur. Birbiriyle çelişkili veriler olmakla birlikte en tutarlı veri serumda ve beyin omurilik sıvısında T4 düzeylerinin artmasıdır. Bunun yanı sıra depresyon hastalarının %10-15‘ inde subklinik hipotiroidi olduğu, bu tablonun da depresyona olan yatkınlığı ve tedaviye olan yanıtı etkilediği bildirilmektedir. Deiodinaz enzim aktivitesinin ve transthyretin düzeylerinin depresyon hastalarında değişiklik göstermesinin yanı sıra monoamin sistemi ve reseptörleri ile olan ilişkisi ve antidepresan tedavilerle düzeylerinde gözlenen normalleşme, periferik tiroid işlevinin normal olmasına karşın, merkezi sinir sistemi hipotiroidizmini düşündürmüştür. Özellikle trisiklik antidepresanlar ve tiroid hormon kombinasyonunun dirençli depresyon hastalarında tedaviye olan yanıt oranlarını ve iyileşmeyi hızlandırdığı saptanmıştır. Az sayıda çalışma olmakla birlikte benzer sonuçlar seçici serotonin geri alım inhibitörleri ile de elde edilmiştir. Tiroid hormon güçlendirmesi tedavisine kadın hastalarda daha iyi yanıt alınması çarpıcı olmakla birlikte bu veri bozulmuş tiroid işlevinin kadınlarda daha fazla görülmesine bağlanmaktadır. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte güçlendirme tedavisinde T3‘ ün, T4‘ e göre daha etkin olduğu bildirilmektedir. Karar birliği olmamakla birlikte antidepresan tedavi süresince tiroid hormon güçlendirme tedavisinin de sürdürülmesi önerilmektedir.