DERİN SERVİKAL FLEKSÖR AKTİVASYONUNUN ABDOMİNAL ÇEKME MANEVRASI SIRASINDA TRANSVERSUS ABDOMİNİS VE INTERNAL OBLİK KAS KATILIMINA ETKİSİ: ULTRASON GÖRÜNTÜLEME ÇALIŞMASI

Banu Gökçen BAYDOĞAN TAN, Sefa TAN, Belgin KARAOĞLAN

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bilimleri Dergisi - 2026;29(2):192-198

Necmettin Erbakan University Faculty of Medicine, Department of Pain Medicine, Konya, Türkiye

 

Amaç: Lumbopelvik stabilitenin sağlanmasında transversus abdominis (TrA) ve internal oblik (IO) kasları kritik rol oynamaktadır. Son yıllarda, servikal bölgedeki derin kaslar ile abdominal kaslar arasında nöromüsküler ve fasiyal bağlantılara işaret eden bulgular giderek artmaktadır. Ancak derin servikal fleksör (DSF) aktivasyonunun abdominal kasların aktivitesi üzerine etkisi net değildir. Bu çalışma, abdominal çekme manevrası [abdominal drawing-in maneuver (ADIM)] sırasında DSF aktivasyonunun TrA ve IO kas aktivitesini değiştirip değiştirmediğini ultrasonografi ile kas kalınlığı ve kontraksiyon oranı (KO) üzerinden incelemeyi amaçladı. Gereç ve Yöntemler: Ortalama yaşı 34,2+/-5,1 yıl ve beden kitle indeksi 23,7+/-2,8 kg/m² olan 27 sağlıklı erkek değerlendirildi. TrA ve IO kas kalınlıkları istirahat, ADIM ve DSF aktivasyonu ile birlikte ADIM kraniyoservikal fleksiyon testi sırasında bilateral olarak ölçüldü. KO, kontraksiyon sırasındaki kalınlığın istirahata oranı olarak hesaplandı. Karşılaştırmalarda eşleştirilmiş t-testi ve Cohen's d kullanıldı. Ölçümlerin güvenirliği sınıf içi korelasyon katsayısı [intraclass correlation coefficients (ICC)] ile değerlendirildi. Bulgular: Kas kalınlıkları koşullar arasında anlamlı farklılık göstermedi (p>0,05). Ancak TrA KO, DSF aktivasyonu ile her iki tarafta anlamlı olarak arttı (sağ: p=0,03, sol: p=0,04; d=0,50). IO KO'da değişiklik gözlenmedi. Ultrason ölçümlerinin güvenirliği mükemmeldi (ICC>0,95). Sonuç: DSF aktivasyonu, ADIM sırasında TrA'nın katılımını seçici olarak artırmakta, IO üzerinde ise etkili olmamaktadır. Bu bulgular, servikal ve derin abdominal kaslar arasında özgün bir nöromüsküler sinerji olduğunu göstermekte olup, servikal veya lumbopelvik disfonksiyonu olan bireylerde rehabilitasyon yaklaşımlarına katkı sağlayabilecek yeni bilgiler sunmaktadır.