LUİZ EDUARDO MOREİRA TEIXEIRA, JOSÉ CARLOS SOUZA VILELA, RİCARDO HORTA MIRANDA, ANDERSON HUMBERTO GOMES, FREDERİCO ALVES COSTA, VİNİCİUS CARVALHO DE FARIA
Acta Orthopaedica et Traumatologica Turcica - 2014;48(2):136-140
Amaç: Bu çalışmanın amacı, dev hücreli tümör tanısı konulmuş hastalarda nüks oranını belirlemek ve nüks oranlarına etki eden faktörleri değerlendirmekti. Çalışma planı: 2000-2009 döneminde dev hücreli tümör (DHT) tanısı konulan 41 hastaya (22 kadın, 19 erkek; yaş ortalaması 34.22±9.7) cerrahi ve adjuvan tedaviler uygulandı. Ortalama takip süresi 40.17±22.08 aydı. DHT’nin ortalama çapı 8.51±3.69 cm idi. Campanacci ve ark. tarafından geliştirilen sınıflandırmaya göre, 18 hastanın tümörü evre II; 23 hastanın evre III olarak sınıflandı. Lezyonun cerrahi sınırı, hastaların %60.9’unda intralezyonal rezeksiyon ve küretaj; %39.1’inde ise marjinal veya geniş rezeksiyondu. Bulgular: 41 hastanın 9’unda (%22) tümörün tekrarlandığı görüldü. Lokal nüks ile cinsiyet (p=0.436), yaş (p=0.310), tümör lokalizasyonu (p=0.940), rezeksiyon genişliği (p=0.400) ve kullanılan dolgu materyeli tipi (PMMA veya otogreft) (p=0.680) arasında bir ilişki bulunmadı. Diğer taraftan lokal nüks ile Campanacci evre III sınıfında olma (p=0.028), ve tümörün büyüklüğü (p=0.034) arasında anlamlı bir ilişki saptandı. Çıkarımlar: Sonuçlarımız Campanacci evrelemesinde III evrede olmanın ve tümör büyüklüğünün DHT rezeksiyonu sonrasında lokal nüks açısından risk faktörü olduğunu düşündürmektedir.