Yücel DOĞRUEL, Muhammet Enes GÜRSES, Elif GÖKALP, Oğuz Kağan DEMİRTAŞ, Aleyna Gökçen ŞAHİN, Bülent DEMİRGİL, Erhan EMEL, Abuzer GÜNGÖR
Anatolian Journal of General Medical Research - 2026;36(2):124-131
Amaç: Dev intrakraniyal menenjiyomlar (GİM), boyutları ve kritik nörovasküler yapılarla ilişkileri nedeniyle önemli cerrahi zorluklar oluşturur. Bu çalışmanın amacı, GİM rezeksiyonu uygulanan hastalarda temel cerrahi faktörleri ve postoperatif sonuçları değerlendirmek, nüksüz sağkalım ve hasta prognozunu etkileyen faktörleri ortaya koymaktır. Yöntem: 2021-2023 yılları arasında cerrahi rezeksiyon uygulanan, çapı 5 cm'den büyük 8 GİM hastasının geriye dönük incelemesi yapıldı. Demografik veriler, tümör özellikleri, cerrahi teknikler ve postoperatif sonuçlar analiz edildi. Tümör boyutu, rezeksiyon derecesi ve nüks, görüntüleme ve klinik takipler aracılığıyla değerlendirildi. Bulgular: Kohortta 3 erkek (%37,5) ve 5 kadın (%62,5) hasta yer aldı; ortalama yaş 56,4 idi. En sık görülen tümör yerleşimi olfaktör oluk (%37,5) idi. Ortalama tümör hacmi 107,6 cm3, ortalama takip süresi ise 9,6 ay olarak bulundu. Olguların %75'inde total rezeksiyon (Simpson evre 2), %25'inde subtotal rezeksiyon (Simpson evre 4) gerçekleştirildi. Dünya Sağlık Örgütü evre 2 patolojiye sahip iki hastaya postoperatif radyoterapi uygulandı. Majör postoperatif komplikasyon gözlenmedi ve ortalama hastanede yatış süresi 11 gündü. Sonuç: GİM'lerin cerrahi rezeksiyonu, bu karmaşık tümörlerin tedavisinde zorlu ancak vazgeçilmez bir yaklaşımdır. Total rezeksiyon tercih edilen hedef olsa da, nörolojik fonksiyonun korunması amacıyla subtotal rezeksiyon gerekli olabilir. Yüksek dereceli tümörlerde postoperatif radyoterapi gerekebilir. Tümör yerleşimi, vaskülaritesi ve ileri intraoperatif tekniklerin kullanımı, cerrahi sonuçlar ve nüksüz sağkalımı önemli ölçüde etkilemektedir.