Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

DIENTAMOEBA FRAGILIS VE GASTROİNTESTİNAL SEMPTOMLAR: TANI YÖNTEMLERİNİN ETKİNLİĞİ VE GENOTİP-BULGU İLİŞKİSİ

FİLİZ AYRANGÖL, ÖZDEN BORAL, HALİM İŞSEVER, ASLİ CİFCİBASİ ORMECİ, METİN UYSALOL, SELDA HANÇERLİ TÖRÜN, ZERRİN ÖNAL

İstanbul Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;88(3):198-206

 

Amaç: Bu çalışma, Dientamoeba fragilis ile gastrointestinal semp tomlar arasındaki ilişkiyi araştırmayı, farklı tanı yöntemlerinin etkinliğini değerlendirmeyi ve genotipler ile klinik bulgular arasın daki korelasyonu belirlemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntemler: Gastrointestinal şikayetleri olan 116 hastadan dışkı örnekleri toplandı. D. fragilis varlığı kültür yöntemleri (BD ve LS besiyerleri) ve moleküler teknikler (real-time PCR ve konvan siyonel PCR) kullanılarak araştırıldı. Pozitif örnekler genotipleme amacıyla sekans analizine tabi tutuldu. Bulgular: PCR ile 116 hastanın 18’inde (%15,52) D. fragilis saptandı. Buna karşın, kültür yöntemleri yalnızca 9 pozitif vaka (%7,75) belirledi. Moleküler yöntemler ile kültür yöntemleri arasında ista tistiksel olarak anlamlı bir fark bulundu (p<0,001). Tüm D. fragilis örnekleri Genotip 1 olarak tanımlandı. En yaygın semptomlar ishal (%76,9) ve karın ağrısı (%61,5) idi; ancak, genotip ile klinik semp tomlar arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Sonuç: Real-time PCR, en duyarlı ve spesifik tanı yöntemi olarak belirlendi. Genotipleme sonuçları, D. fragilis genotipleri ile klinik semptomlar arasında bir ilişki bulunmadığını göstermiştir. D. fragilis’in patojenite potansiyelini daha iyi anlamak için ek genomik hedeflerin araştırılmasına yönelik ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.