Nuran YANIKOĞLU, Betül AYHAN, Merve KÖSEOĞLU
Selcuk Dental Journal - 2025;12(3):499-505
Sanal artikülatörler, çeneler arası ilişkileri bilgisayar ortamında taklit etmektedir. Sanal ve artırılmış gerçeklik, diş hekimliği klinik pratiğini ve eğitimini destekleyen dijital araçlar olarak kullanılmaktadır. Birçok yazar, sanal bir artikülatörün kullanımı için mevcut dijital tekniklerin araştırıldığı çalışmalar yayınlamıştır. Mevcut çalışmanın amacı, sanal artikülatörlerle ilgili mevcut literatürleri analiz etmektir. Çalışmada kapsamında, farklı veri tabanlarında, sanal artikülatörle ile ilgili yayınlanmış 41 adet makale çalışmaya dahil edilmiştir. Mevcut teknolojide, tamamen ayarlanabilir ve matematiksel olarak simüle edilmiş olmak üzere 2 farklı sanal artikülatör çeşidi vardır. Sanal artikülatörlerde iş akışı, diş arkının ağız içi tarayıcı yada 3 boyutlu lazer tarayıcı ile taranarak dijitalleştirilmesi, okluzal kayıtların alınması, yüz arkı kullanımı ve bu bilgilerin dijital ortama aktarılmasını içeren 4 ana adımdan oluşmaktadır. Sanal artikülatörlerin avantajları; üç boyutlu görsel sağlayarak, diş hekimi, diş teknisyeni ve hasta arasında iletişimi geliştirmesi, verimliği arttırması, hasta eğitimini kolaylaştırması, bilgisayar destekli tasarım ve üretim sistemleriyle entegre çalışması, hem statik hem de dinamik oklüzyonu değerlendirmesi, oklüzal düzensizlikleri analiz etmesidir. Sanal artikülatörlerin dezavantajları, modellerin alçı ile mekanik artikülatöre bağlanması ve taranmasının zaman gerektirmesi, özel yazılım, dijital tarayıcılar gerektirdiğinden maliyeti arttırması, teknik bilgi ve beceri gerektirmesidir. Sonuç olarak, sanal gerçekliğin diş hekimliği pratiğini değiştirdiği ve yakın gelecekte de diş hekimliği prosedürlerini iyileştirmeye devam edeceği anlaşılmaktadır. Sanal artikülatörler, klinik pratiğe dönüştürülme potansiyeli ile oklüzyonun sanal bir ortamda simülasyonuna olanak tanımaktadır. Gelecekte ise, bu sistemlerin dinamik simülasyonlarda 4. boyut teknolojisiyle desteklenmesi gerekmektedir.