Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

DİJİTAL DİŞ HEKİMLİĞİNDE SANAL GERÇEKLİK: ANKET ÇALIŞMASI

EZGİ GÜRBÜZ, EZGİ CEYLAN

Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi - 2022;18(1):31-36

Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Periodontoloji A.D., Kütahya

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Bu anket çalışması ile ülkemizdeki diş hekimlerinin sanal gerçeklik teknolojisinin diş hekimliğindeki uygulama alanları ile ilgili bilgi düzeylerinin ve bu teknolojiye karşı yaklaşımlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. YÖNTEM ve GEREÇLER: Çevrimiçi anket linki, Türkiye’nin farklı şehirlerinde çeşitli kamu kurumlarında ve özel sektörde çalışan diş hekimlerine e-posta yoluyla ulaştırıldı. Anket kapsamındaki 26 soru ile katılımcıların sosyodemografik verileri ve sanal gerçeklik teknolojisinin diş hekimliğinde kullanımıyla ilgili bilgi düzeyleri ve yaklaşımları değerlendirildi. Çevrimiçi anketlerden elde edilen verilerle tanımlayıcı istatistikler yapıldı. BULGULAR: Anket; Kütahya, Eskişehir, İstanbul, Ankara, İzmir, Isparta ve Uşak olmak üzere 7 farklı şehirde görev yapmakta olan 131 (53 erkek [%40.5] ve 78 kadın [%59.5]) diş hekimi tarafından tamamlandı. Bilgi düzeyinin değerlendirildiği sorulara doğru cevap veren katılımcıların oranı %44.3 ve %74.8 arasında değişkenlik gösterdi. Katılımcıların %38.2’si (n=50) CAD/CAM, dijital ölçü tarayıcı ve 3D gözlükler gibi sanal gerçeklik teknolojisi araçlarından birini kullandığı şeklinde cevap verdi. Araştırmamızda katılımcıların çoğunluğu tarafından gelecekte sanal gerçeklik tabanlı teknolojileri kullanma (%86.2) konusunda ve bu teknolojinin geleneksel tekniklere kıyasla daha fazla avantaj sunduğu, uzun vadede daha uygun maliyetli olacağı yönünde pozitif yaklaşım sergilendi. TARTIŞMA ve SONUÇ: Dijital protetik ölçü, sanal artikülatör ve CAD/CAM gibi uygulamaların geleneksel prosedürlere olan üstünlükleri kabul edilmiş olsa da sanal gerçeklik teknolojisinin diş hekimliği alanında kullanımı küresel olarak gelişme aşamasındadır ve bazı uygulamalara ait teknik açıdan eksiklikler vardır. Bu eksiklikleri göz önünde bulundurduğumuzda dijital yaşam modelinin benimsenmeye başladığı ve pandemi gibi öngörülemez sıkıntılara maruz kaldığımız bugünler bu teknolojinin etkinliğinin değerlendirilmesi için uygun bir dönem olabilir ve bu doğrultuda longitudinal, randomize çalışmalar yapılabilir.