Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

DİKKAT EKSİKLİĞİ/HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU TEDAVİSİNİN ÇOCUKLARIN SEMPTOMLARI VE BAKIM VERENLERİN YAŞAM KALİTESİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: PROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA

Mahmut SELÇUK, Serhat TÜRKOĞLU

Genel Tıp Dergisi - 2026;36(2026):1-9

Muğla Sıtkı Koçman University, Muğla

 

Amaç: Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) sadece çocuklarda mental sorunlara yol açmakla kalmaz, aynı zamanda ebeveynleri de psikolojik olarak olumsuz etkileyebilir. Bu çalışmanın amacı, DEHB tedavisinin çocukların semptomları ve ebeveynlerinin yaşam kalitesi üzerindeki etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya, 6-17 yaş aralığında DEHB tanısı almış ve ilk kez tedavi başlanan 100 çocuk ile onlara bakım veren 100 ebeveyni dahil edilmiştir. Çocuklara Conners Ebeveyn Değerlendirme Ölçeği Uzun Formu (CEDÖ-Y); bakım verenlere ise Yaşam Kalitesi Ölçeği (SF-36), Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği (HAM-A) ve Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HAM-D) uygulanmıştır. Ruhsal durum muayenesi ve ölçekler, DEHB tedavisinin başlangıcında ve üç ay sonrasında çocuklara ve ebeveynlere tekrarlanmıştır. Bulgular: Üç aylık tedavi sonrasında çocukların CEDÖ-Y puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş gözlemlendi (z=-8.385, p<0.001). Uyarıcı veya uyarıcı olmayan ilaç alan gruplar arasında, CEDÖ-Y puanlarındaki değişim açısından fark bulunmadı (p=0.541). Bakım verenlerin SF-36 Yaşam Kalitesi ölçeğinin tüm alt alanlarında üç ay sonrasında anlamlı bir iyileşme gözlemlendi (p<0.001). Bakımverenlerin 3 aylık süredeki SF-36 puanlarının farkları çocukların DEHB tipine göre karşılaştırıldığında, dikkat eksikliği ile hiperaktivite (p < 0.001), dikkat eksikliği ile kombine tip (p <0.017) arasında istatistiksel anlamlılığını korurken, hiperaktivite ile kombine tip grupları arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0.017). Bakım verenlerin HAM-A ve HAM-D ölçek puanlarında üç aylık süre boyunca anlamlı bir değişiklik tespit edilmedi (p=0.211, p=0.562, sırasıyla). Sonuçlar: DEHB'li çocukların uyarıcı veya uyarıcı olmayan ilaçlarla tedavisi, çocukların semptomlarında iyileşmenin yanı sıra ebeveynlerin yaşam kalitesinde de anlamlı bir artış sağlamıştır. Ebeveynlerin depresyon ve anksiyete skorlarında belirgin bir değişiklik olmamasına rağmen yaşam kalitesinin iyileşmesi, çocukların DEHB tedavisinin etkisine bağlanmıştır. Bu nedenle, DEHB'nin erken teşhisi ve mümkün olan en kısa sürede tedaviye başlanması, hem çocukların semptomlarını azaltmak hem de ebeveynlerin yaşam kalitesini artırmak açısından kritik öneme sahiptir.